Erzincan’a hiç yolunuz düştü mü? Gezginlerin rotası her yere açıktır; ancak biz sıradan insanlar genellikle senede bir kaç defa kendi keyfimiz için seyahat eder, bu hakkımızı da çoğunlukla Akdeniz veya Ege için kullanırız. Oysa ülkemiz her yeri ile, ciddi anlamda bir cennet. Hep söyleriz ya yabancı turistler ülkemizi bizden daha iyi tanıyor, diye. Pek de abartılmış bir söz değil hani. Öyleyse, önünüzdeki ilk fırsatta o keşfedilmemiş güzellikleri ve o kadim medeniyeti görebilmek için, rotanızı doğuya çevirmeye var mısınız? Mesela, işe bir Erzincan uçak bileti alarak başlayabilirsiniz.
Erzincan gerek doğal güzellikleri, gerek bakırcılık sanatındaki konumu, gerekse de yöresel lezzetleri ile, gerçekten görülmeyi, keşfedilmeyi hak ediyor.
Kısaca Tarihi
Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen Erzincan’ın, Asur kaynaklarında geçen ilk adı Suhma’dır. Erzincan’daki ilk yerleşime, Altıntepe ve Üzümlü ilçeleri arasında bulunan Küçüktepe Höyüğü’nde rastlanmıştır. Verimli topraklar ve İpek Yolu’nun üzerinde yer alması sebebiyle Erzincan, tarih boyu bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.
Erzincan’ı yurtları olarak benimseyen ilk uygarlık, Hititler’dir. Hititlerin ardından Urartular, Medler, Persler, Makedonyalılar ve Romalılar’ın hakimiyeti altına giren Erzincan, daha sonraki zamanlarda Sasaniler ve Romalılar arasında sürekli el değiştirmiştir.
Süleyman Şah, Malazgirt Zaferi’nin ardından Erzincan’ın fethi için Mengüc Bey’i görevlendirmiştir. Mengüc Bey, Erzincan’ı fethettikten sonra bölge kendisinin kontrolüne verilmiştir. Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat, Mengücoğlulları’nın bağımsızlığına son verene dek, uzun yıllar bu bölgede hüküm sürmüşlerdir.
Erzincan Selçuklular’dan sonra Celayirliler ve Eratnaoğulları’nın hakimiyeti altına girmiş, ardından Osmanlı ve Akkoyunlular arasında yer değiştirmiş, 1916 – 1918 yılları arasında, Rus işgali altında kalmıştır.
Erzincan Depremleri
Erzincan, tarihinde iki defa, biri 1939 biri de 1992’de olmak üzere iki büyük deprem yaşamıştır. 1939’daki depremde tamamen yerle bir olan şehir, 1992 yılındaki depremde de oldukça fazla hasar görmüştür. 6.8 şiddetindeki depremde 653 kişi hayatını kaybetmiş, 3850 kişi enkaz altında kalarak yaralanmıştır. 534 konut ve 954 iş yeri yıkılmıştır. Zeminin alüvyal yapıda olması ve yapılaşmanın depreme göre olmaması sebebi ile, deprem çok şiddetli hissedilmiştir. 1992 tarihinden sonra, Erzincan’da depreme dayanıklı yapılar inşa edilmeye başlanmıştır.
Bakırcılık ve Bakır Süslemeciliği
İşlemesi kolay bir maden olması sebebiyle, bakır ürünlerin yapımı ve kullanımı, oldukça eskidir. Erzincan’da dövme bakırcılık olarak adlandırılan sanatın kökeni Urartular’a dayanmaktadır. Daha sonraları Selçuklu ve Osmanlı zamanında da, şehrin en önemli geçim kaynaklarından biri bakırcılık olmuştur.
Bakır süslemeciliği ise, dövme bakırcılığa göre, bölgede daha yenidir. 1955- 1960 yıllarında, bölgede bakır süslemeciliği başlamış ve bölge 1970 yıllarında, bu anlamda altın çağını yaşamıştır.
Önceleri tekil kalemle ve elle işlenen bakırlar, daha fazla ve hızlı üretim için makinalarla işlenmeye başlamış, bu da zamanla bakır işlemeciliği sanatının değersizleşmesine sebep olmuştur. Günümüzde neredeyse unutulmaya yüz tutmuş olan bu sanat, hala daha bazı ailelerin geçim kaynağıdır.
Erzincan’da Ne Yemeli?
Kendine has Erzincan mutfağında, hem Anadolu esintilerini, hem de Orta Doğu etkisini görmek mümkündür. Erzincan’da temel olarak tüketilen ürünler buğday ve buğday ürünleri ile hayvansal gıdalardır. Yöresel yemekler yönünden oldukça zengindir. Erzincan’a sadece yemek yemek için bile gidilebilir.
Yolunuz Erzincan’a düştüğünde mutlaka tatmanız gereken yemeklerden bazıları ise şunlardır: Kelecoş, basmaca yemeği, gasefe, borani, çökelek piyazı, yaprak sarma, Erzincan yaprak döneri, babikko, düğürcek çorbası, süt çorbası, Kemah tiridi, eğin kaburgası, kıdo, pirpirim aşı, keşkek, siron, kete, Erzincan lokumu, pazı turşusu kavurması ve pirpirim aşı. Bu arada mutlaka hatırlatalım; Erzincan’dan dönerken dut pekmezi almayı unutmayın.
Erzincan’da mutlaka görülmesi gereken yerler
1- Mama Hatun Türbesi
Saltuklu Hükümdarı 1. İzzeddin Saltuk’un, 1192’de ölen kızı Mama Hatun adına yaptırdığı türbe, büyük bir külliyenin parçasıdır. Türbenin yanında bir kervansaray ve hamam bulunmaktadır.
Türbenin özelliği, kendine has, o zamana dek Anadolu topraklarında rastlanmayan türden bir mimariye sahip olmasıdır. Türbenin silindir şeklindeki gövdesi dilimlidir ve türbenin üzeri yine dilimli bir külahla kapatılmıştır.

Türbenin üzerinde bir kitabe bulunmaktadır. Ancak kitabede, türbenin mimarının ismi dışındaki diğer bilgiler okunamamaktadır. Türbede Mama Hatun dışında bazı yakınlarının da mezarları olduğu düşünülmektedir.
2- Abrenk Vank Manastırı
Tercen İlçesi’ne bağlı Üçpınar Köyü sınırları içerisinde bulunan manastır, Vank Dağı’ndadır. Manastır’ın en dikkat çeken kısmı, iki adet devasa haçkarıdır. Bu haçkarların üzerinde yazan bilgiye göre, manastırın yapım tarihi 1854’tür.

Diğer adı Surp Davit olan manastırın ana kilisesi ve diğer küçük binaları, çepeçevre duvarlarla sarılmış durumdadır. Pek fazla bilinmeyen bu manastırın korunması adına, henüz bir çalışma başlatılmamıştır. Manastırı ziyaret etmek istiyorsanız, zahmetli bir yolculuğu göze almanız gerekmektedir.
3- Erzincan Kalesi
Kale Erzincan’ın Kemah İlçesi’nde bulunmaktadır ve kalenin bir diğer adı da Kemah Kalesi’dir. Kemah Kalesi, yer hareketleri sebebi ile, kireçtaşından, çoğunluğu doğal bir şekilde oluşmuş bir kaledir. Bu özelliği bakımından, dünyada bir benzeri bulunmamaktadır.
Tüm ilçeye hakim durumdaki bir tepe üzerinde yer alan Kemah Kalesi, savunma ve sığınma anlamında defalarca bölgeye hizmet etmiştir. Kemah Kalesi son savaşını da, Erzincan’ın Ruslar tarafından işgal edilmesi sırasında vermiştir.

Evliya Çelebi de Seyahatname’sinde Kemah Kalesi’ne yer verir. 1520 ve 1530 tarihli kayıtlarında verdiği bilgilere göre, kalenin hemen dışında, Cami Mahallesi Ahi Ferec Mahallesi, Orta Mahalle ve Rumbacı Mahallesi isminde, dört adet mahalle vardır. Şehirde Müslüman ve Hıristiyan 2591 kişi beraber yaşamaktadır ve 600 kadar ev vardır.
Kemah Kalesi, heybetli ve mistik görüntüsü ile, görenleri adeta büyülemektedir.
4- Erzincan Müzesi
Müze, 1986 yılında kurulmuştur. Erzincan’ın en büyük Urartu şehirlerinden biri olması sebebiyle, Erzincan Müzesi görülmeye değerdir. Müzede arkeolojik ve etnografik eserler mevcuttur. Pişmiş toprak, insan ve hayvan figürleri, sikkeler, madeni eserler, mermerler, halı ve kilim örnekleri sergilenen eserlerden bazılarıdır.
5- Gülabibey Cami
Gülabibey Cami, Emir Gülabi Bey tarafından 1454 yılında inşa ettirilmiştir. Caminin üç adet kitabesi bulunur. Bu kitabelerin ilki, caminin yapılış yılına işaret eder. İkincisi caminin ilk defa tadilat gördüğü 18. yüzyıla aittir. Üçüncü kitabenin ise, cami ile ilgisi olmadığına inanılır; çünkü üzerinde 1328 yılına işaret edilmektedir.
Caminin planı düzgün iki dikdörtgen şeklindedir ve mihrabında barok tarzda süslemeler vardır.
6- Köroğlu Mağarası
Köroğlu Mağarası, Erzincan’ın Refahiye İlçesi’ne bağlı Altköy’dedir. Mağaranın içerisinde bazı izlere rastlanmıştır. Bu izlerin, Köroğlu’nun Kırat’ına ait olduğu söylenir. Bu sebeple mağaranın adı Köroğlu Mağarası olarak kalmıştır.
7- Altıntepe Ören Yeri
Altıntepe Ören Yeri, esasında bir Urartu şehridir. Erzurum-Erzincan Karayolu üzerinde, Erzincan’a 15 dakika uzaklıkta, Üzümlü İlçesi’nde yer almaktadır. 60 metre yüksekliğinde, 200 metre uzunluğunda bir tepeye kurulmuştur. Altıntepe Şehri’nde bir kabul salonu, bir mabet-sarayı, erzak depoları, açık hava tapınağı ve prens mezarları bulunmaktadır. Altıntepe’de bulunan kabul salonu, yakın doğudaki kabul salonlarının en eskisidir ve prens mezarları çok iyi korunmuş durumdadır.
Altıntepe Ören Yeri’nde yapılan kazılarda, milattan önce 850 – 590 yıllarına ait çok sayıda tarihi eser bulunmuştur. Bu tarihi eserler, temsil ettikleri Urartu kültürünün tek örnekleri olması açısından çok önemlidir. Altıntepe, yasa dışı kazı yapan kişiler tarafından 1938 ve 1956 yıllarında, iki defa soyulmuştur.
8- Ekşisu Kaplıcaları
Ekşisu Kaplıcaları şehir merkezine yaklaşık olarak 15 kilometre uzaklıktadır. Kaplıcaların suyu, yaz kış sabit bir şekilde 33 derece sıcaklıktadır.
Doğal bir maden suyu olan kaplıca suyunun bileşiminde, magnezyum, sodyum ve karbondioksit bulunmaktadır. Kaplıcalar, 12 adet havuzdan oluşmaktadır. Kaplıca suları, kansızlığa, cilt, karaciğer, mide, bağırsak ve safra yolu hastalıklarına iyi gelmektedir.
Kaplıcalar, günlük kullanım için de uygundur. Kaplıcaların etrafında bir mesire yeri vardır.
9- Karanlık Kanyon
Karanlık Kanyon’un pek çok inanılmaz özelliği vardır. Dünyadaki spor severler tarafından yakından tanınan, fakat bizlerin pek de bilmediği Karanlık Kanyon, dünyanın en büyük ikinci kanyonu.
Erzincan merkezine 170 kilometre uzaklıktaki Kemaliye İlçesi’nde yer alan Karanlık Kanyon, kendi doğal oluşumu kadar, yanından geçen yol ile de benzersiz bir güzelliktir.

Kemaliye iklim koşulları sert olan bir ilçe. Kışın ciddi kar yağışına maruz kalmakta ve kar, uzun süre erimemekte. Bu durumu düşünen Kemaliyeliler, Fırat’ın hemen yanından bir yol açtıkları taktirde, o yolun kar tutmayacağını; böylelikle rahatlıkla Erzincan-Sivas karayoluna çıkabileceklerini düşünmüşler. Bunun üzerine 1800’lü yılların sonuna doğru, kendi emekleri ile koca kayaları parçalayıp tüneller açmaya başlamışlar. Bu emek tam 132 yıl devam etmiş. Tamamen insan eli ile oluşturulan bu özel yol da tamamlanmış böylece.
Karanlık Kanyon’u yakından görebilmek için, 1,5 saatlik bir bot yolculuğu yapmak gerekiyor. Bu yolculuk, oldukça büyüleyici manzaralar barındırıyor. Karanlık Kanyon’un iki yanı da sarp kayalık. Bu özelliği ile, dünyada eşi benzeri olmayan bir doğal oluşum.
Türkiye’nin en kapsamlı doğa sporları şenliği olan Uluslararası Kültür ve Doğa Sporları Festivali’ne ev sahipliği yapan Kemaliye’yi, böylesi bir cazibe merkezi haline getiren hiç şüphesiz ki Karanlık Kanyon. Karanlık Kanyon, her yıl yüzlerce turisti kendine çeken bir masal diyarı gibi.
10- Hıdır Abdal Türbesi
Horasan Erenleri’nden biri olarak gösterilen Hıdır Abdal, Hacı Bektaş Veli’nin halifelerindendir. Onun ocağında eğitim görmüş, teoloji ve ruh bilimi üzerine yoğun çalışmalar yapmıştır.
Kendisine piri tarafından, yoldan sapan düşkünleri yargılama görevi verilen Hıdır Abdal, bir yargıç, Hıdır Abdal Türbesi ise, diğer ocaklar arasındaki bir üst mahkeme görevindedir.
11- Girlevik Şelalesi
Erzincan merkezine yaklaşık olarak 35 kilometre uzaklıktaki Çağlayan Bucağı’nda bulunan Girlevik Köyü’ndeki şelaleler, gerek Erzincanlılar, gerekse de turistler için, şehirdeki en güzel mesire yerlerinden biridir.

Yaz aylarında çağlayan suları ve serin havası ile ziyaretçilerini karşılayan Girlevik Şelalesi, kış aylarında sert iklim koşulları sebebiyle donmaktadır. Donduğu zamanlarda ziyaretçilerine şahane bir görsellik sunan Girlevik Şelaleleri, hangi mevsimde yolunuz düşerse düşsün, Erzincan’da görülmeye değer güzelliklerdendir.
12- Otlukbeli Gölü
Otlukbeli Gölü, sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan güzelliklerimizdendir. Traverten şeddi gölünün oluşumu, günümüzde hala daha devam etmektedir. Oluşum özellikleri sebebi ile, Otlukbeli Gölü, dünyada tektir. Bu sebeple de doğal anıt olarak kabul edilmektedir.
Otlukbeli Gölü’ndeki traverten yapıyı, doğal maden suları oluşturmuştur. Her yıl yurt içinden ve yurt dışından yüzlerce turistin akınına uğrayan Otlukbeli Gölü, muhteşem manzarası ve kırmızı rengi ile, görenleri hayrete düşürüyor. Doğal bir anıt olma özelliğini de fazlasıyla hak ediyor.
13- Ergan Dağı
Kayak sporu ile ilgilenenlerin çok iyi bildiği bir nokta olan Ergan Dağı, doğal pistleri ve gece kayağı imkanı ile, kış seyahatlerinin en gözde adreslerindendir.
Ergan Dağı’nda dört farklı kayak pisti bulunmaktadır. Bu pistlerin uzunluğu 363 metreden başlayıp 2,5 kilometreye kadar çıkmaktadır. Ergan Kayak Merkezi, kolay ulaşımı ile de dikkat çekmektedir. Şehir merkezine ve Erzincan Havalimanı’na oldukça yakındır.
Erzincan, Avrupa’nın çok iyi bildiği ancak bizlerin farkında bile olmadığı sayısız güzelliklerle dolu bir şehir. Spordan tarihe kadar, hemen hemen her ilgi alanına hitap edebilecek seçenekler sunan Erzincan, doğunun saklı kalmış güzelliklerinden. Erzincan’a ucuz uçak bileti için Aerobilet’i tıklayabilir, sizin için oluşturduğumuz pek çok fırsattan yararlanabilirsiniz.














