Burdur uçak bileti ile lavanta tarlalarında günü batırın

0
2079

Burdur Akdeniz Bölgesi’nin gölgede kalmış şehirlerinden biridir. Zira, bölgenin kraliçesi olan Antalya’nın ardından, diğer şehirlere pek de söz kalmaz. Ancak Burdur, gerek tarihi dokusu, gerekse de doğa harikası coğrafyası bakımından, kesinlikle görülmeye değer bir şehirdir. Üstelik şimdi Burdur’a seyahat etmek çok kolay. Burdur uçak bileti ile, muhteşem lavanta tarlalarından sadece bir kaç saat uzaklıktasınız.

Kısaca Tarih

Klasik Grek Dönemi’ndeki adı Psidia olan Burdur’un tarih öncesindeki geçmişi Paleolitik Çağ’a dek uzanmaktadır. Burdur Lidya, Pers, Bergama, Roma ve Bizans hakimiyetinin ardından, Türk Beylikleri hakimiyetine girmiştir. 1071 yılındaki Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış ve elbette Burdur’da da Türk hakimiyeti başlamıştır. Burdur’a gelen ilk Türkler, Kınalı Aşireti’dir. Burdur toprakları, Anadolu Selçuklu Devleti’nin ardından Hamitoğulları Beyliği’nin idaresine geçmiştir. 1391 yılında ise, Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına dahil edilmiştir. Burdur, 1920 yılında bağımsız sancak olmuştur ve 1923 yılında il statüsüne yükseltilmiştir.

Burdur’da görülmesi gereken yerler

1- Burdur Arkeoloji Müzesi

Burdur Arkeoloji Müzesi’nin ününü maalesef bizler pek bilmeyiz; ancak dünyanın en çok eser barındıran müzelerinden biri olan Burdur Müzesi, 2008 yılında “Gezilip Görülmeye Değer Müzeler” ödülüne layık görülmüştür. 1956 yılında açılan müze, üç bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerde bulunan eserler, Sagalassos, Kibyra ve Kremna Antik Kentleri’nden çıkarılan buluntulardan meydana gelmektedir. Müzede Neolitik Çağ’dan günümüze dek pek çok buluntuyu görmek mümkündür. Hacılar, Kuruçay ve Höyücek Höyükleri’nden ve Boubon, Kibyra ve Sagalassos kazılarından çıkartılan pek çok buluntuyu görmek mümkündür. Müzeye ayrıca satın alma ve müsadere yöntemleri ile de bir çok ürün kazandırılmıştır.

Burdur Arkeoloji Müzesi dünyanın en çok eser barındıran müzelerinden biridir

2- Sagalassos Antik Kenti

Burdur’un Ağlasun İlçesi’nde yer alan Sagalassos Antik Kenti’ndeki ilk yaşam izleri, M.Ö. 10.000’e dek uzanmaktadır. Kent, güvenlik ve su bolluğu gibi sebeplerden dolayı, dik bir dağ yamacına kurulmuştur. Bölge, Psidia’nın başkenti ve en önemli şehridir. Bölge yer özelliği bakımından kireçtaşıdır. Kireçtaşı oldukça geçirgen bir taştır. Bu sebeple kent civarında pek çok pınar vardır. Şehrin en önemli özelliği, tarihten günümüze kadar, çok iyi bir durumda gelebilmiş olmasıdır. Şehrin en iyi durumdaki yeri tiyatrosudur. 1706 yılında bir Fransız gezgin tarafından keşfedilen Sagalassos’taki kazı çalışmaları 1990 yılında başlamıştır. Bu kazılar esnasında bulunan Ares, Herkül, Hermes, Zeus, Athena ve Poseidon büstleri, antik dönemdeki heykeltıraşlığın en önemli eserleri arasındadır.

Kazı çalışmaları 1990 yılında başlayan Sagalassos Antik Kenti

Sagalassos buluntuları değerlendirilerek varılan sonuçlara göre kent, refah düzeyi yüksek ve ilerici bir kenttir. Stratejik bir konumda bulunması, ticari açıdan gelişmesinde etken olmuştur. Kentin ekonomik temellerini, tahıl, zeytin ve seramik kap ticareti oluşturmaktadır. UNESCO Dünya Mirasları Geçici Listesi’nde yer alan antik kentin kültürü, Roma İmparatorluğu etkisi altında kalmıştır. 4. yüzyılda Hristiyan olan Sagalassos, 5 ve 6. yüzyıllarda büyük bir hızla büyümüş, daha sonraki yıllarda yaşanan depremler ve büyük veba salgını sebebiyle, kent nüfusu azalmıştır. 13. yüzyıl sonrasında, Sagalassos’taki İskender Tepesi’nde bulunan son kale, Selçuklular tarafından yıkılmıştır. Ardından Sagalassos terk edilmiştir.

3- Salda Gölü

Burdur’un Yeşilova İlçesi’nde yer alan Salda Gölü, tüm dünyada Mars gezegeninin yapısal özelliklerini taşıyan iki noktadan biridir. 44 kilometrelik bir çevreye sahip olan Salda Gölü, Türkiye’nin ikinci en derin gölüdür. Sularının berraklığı ve kumlarının aşırı derecedeki beyazlığı ile dikkat çeken göl, I. Derece Doğal Sit Alanı’dır. Masmavi suları ve bembeyaz kumları ile, Maldivleri anımsatır. Gölün ve göl çevresinin kendine has bir flora ve faunası vardır. Dünyanın en temiz beşinci gölü olan Salda, kumsalındaki killeri ile de pek çok deri hastalığı için şifalı sayılıyor. Salda Gölü sadece yüzmek için değil, kamp yapmak için de oldukça ideal bir nokta. Türkiye’nin harikalarından biri olarak kabul edilen Salda Gölü’nün, dünyadaki en mavi göl olduğuna inanılıyor.

Salda Gölü sularının berraklığı ve kumlarının aşırı derecedeki beyazlığı ile Maldivleri anımsatır

4- Kibyra Antik Kenti

Kibyra Antik Kenti, Lidya ve Roma uygarlıklarının en parlak kentlerinden biri olarak geçmektedir. Kentin kuruluşu M.Ö. 300’lü yıllara dek uzanmaktadır. Milaslı göçmenler tarafından kurulduğu düşünülen kent, dünyanın en önemli antik kentleri arasında gösterilmektedir. Roma İmparatorluğu döneminde kent, civardaki 25 diğer kentin en üstündeki kent pozisyonundaydı ve bu kentlerin yargılama merkezi idi. Kibyra, antik çağlarda en hızlı atların yetiştirildiği kent olarak ün salmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda kentteki stadyumda gladyatör dövüşlerinin yapıldığı ve kentte pek çok gladyatör mezarı olduğu görülmüştür. Kibyra askeri olarak çok güçlü bir kent ve dünyanın en büyük odeonuna (konser salonu) sahip kenttir. Odeon, 3500 kişilik bir kapasiteye sahiptir. Odeon binasının diğer önemli özelliği, orkestra salonunun zeminine döşenmiş Medusa Mozaiği’dir. Bu mozaik, dünyada bir konser salonuna döşenmiş ilk Medusa Mozaiği olma özelliğine sahiptir. Kibyra’da bulunan, 1800 yıllık bir geçmişe sahip olduğu düşünülen hamam, 5400 metrekarelik boyutları ile, dünyanın en büyük hamamlarından birisidir.

Roma İmparatorluğu döneminde Kibyra Antik Kenti civardaki 25 diğer kentin en üstündeki kent pozisyonundaydı

5- Kremna Antik Kenti

Önemli Psidia şehirlerinden biri olan Kremna Antik Kenti, günümüzde Çamlık Köyü’nün sınırları içerisinde Aksu Vadisi’nin etrafı uçurumlarla çevrili bir tepesinde yer alır. Zaten Kremna’nın kelime anlamı Yunancada uçurumdur. Kentte pek çok sarnıç, bazilika, kiliseler, hamam, bir forum ve tiyatro bulunmaktadır. Kremna, bulunduğu yer ve etrafını çevreleyen dik surları sebebiyle, antik çağlarda fethedilemeyen kent olarak tarihe geçmiştir. Kremna dönemindeki en çağdaş kentlerden biridir. Kent ızgara planlı olarak kurulmuştur. Kremna, coğrafi özellikleri bakımından oldukça sarp bir şehirdir; bu sebeple tarihte adı eşkıyalar şehri olarak da geçer.

Kremna Antik Kenti Aksu Vadisi’nin etrafı uçurumlarla çevrili bir tepesinde yer alır

6- İnsuyu Mağarası

İlk kez 1965 yılında ziyaretçilerine açılan mağara, ülkemiz sınırları dahilinde ziyarete açılan ilk mağaradır. 597 metre uzunluğa sahip mağaranın denizden yüksekliği ise 900 metredir. Mağarada bulunan su, karbonatlı maden suyudur. Mağaradaki karstik yapının zamanla eriyip aşınması sonucu oluşan sarkıt ve dikitler, ışıklandırılan mağara ortamına büyülü bir hava katmaktadır.

İnsuyu Mağarası’nın içindeki sarkıt ve dikitler ışıklandırma ile ziyaretçilerine büyülü bir ortam sunar

7- Bakibey Konağı

17. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Bakibey Konağı, Burdur merkezde, Değirmenler Mahallesi’nde yer almaktadır. Konağın en ünlü ve göz alıcı kısmı Başoda’dır. Zamanında selamlık olarak kullanılan Başoda, baştan sona altın ve gümüş varaklar ve kalem işi ile süslüdür. Bu odadan esinlenerek, konağa aynı zamanda Koca Oda adı da verilmektedir. Konağın restorasyonu 1988 yılında, Kültür Bakanlığı tarafından tamamlanarak, ziyarete açılmıştır.

Bakibey Konağı 17. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerindendir

8- Taş Oda Konağı Etnografya Müzesi

Tıpkı Bakibey Konağı gibi, 17. yüzyıl Osmanlı mimarisinin örneklerinden biri olan konak, süslemeleri ve ortamı ile gerçekten görülmeye değer. Konağın odalarında, mankenler kullanılarak, ait olduğu dönemin bazı canlandırmaları yapılmıştır. Bu sayede, o dönemde kullanılan giysi ve eşyaları yakından görmek mümkündür.

Taş Oda Konağı Etnografya Müzesi süslemeleri ve ortamı ile görülmeye değer

9- Mısırlılar Evi

Hinnaplı Ev olarak da adlandırılan bu muhteşem yapı, 19. yüzyıla aittir. Bağdadi bir üslupla inşa edilen evin alt katları kışlık, üst katları ise yazlık olarak tasarlanmıştır. Ev içerisinde bulunan tüm odalar, ince ve uzun planlı sofaya bağlanmaktadır. Ev çok sayıda pencere ile, kusursuz bir şekilde ışık almaktadır. Evi güzelleştiren diğer unsurlar ahşap yüklükler, alçı şerbetlikler ve her odada rastlanan ince tavan süslemeleridir.

Mısırlılar Evi’nde her odada rastlanan ince tavan süslemeleri gözalıcı, mutlaka görmelisiniz

10- Ulu Cami

Hamitoğlu Dündar Bey tarafından 1300 yılında yaptırılan Ulu Cami Selçuklu Dönemi cami mimarisinde görülen özelliklere bağlı kalınarak yapılan caminin, kuzey doğu ve batı olmak üzere üç girişi vardır. Cami, 1749 yılında gördüğü hasarlardan dolayı ikinci defa yaptırılmıştır. Ardından bir deprem gören cami, 1935 yılında yeniden yaptırılmıştır. Burdur şehir merkezinin günümüzdeki dokusu, caminin etrafında şekillenmiştir. Cami tadilat görmüş olmasına rağmen, kapıları yaklaşık 700 yıldır kullanılmaktadır.

Ulu Cami Selçuklu Dönemi cami mimarisinin esintilerini taşır

11- Saat Kulesi

19. yüzyılda aslen Burdurlu olan Konya Valisi Tevfik Paşa tarafından yaptırılan saat kulesi, 1914 yılındaki büyük Burdur depremi esnasında yıkılmıştır. Ardından Kayhaoğlu Hacı Ali Emir Bey tarafından, 1936-1937 yılında yeniden yapılmıştır. Saat kulesi kare plana sahiptir. En altı dükkan olarak kullanılmaktadır. Saat kulesinin yüksekliği yaklaşık olarak 30 metredir. Kulenin dört bir yanına yerleştirilen saatler, şehrin her tarafından görülmektedir.

12- Burdur Gölü

Türkiye’nin en büyük yedinci gölü olan Burdur Gölü, tuzlu suya sahip bir göldür. Hatta Burdur Gölü’nün suları, normal bir denizin suyundan iki kat daha tuzludur. Oluşumu itibariyle tektonik bir göl olan Burdur Gölü’nün su seviyesi, özellikle son yıllarda düşmüştür. Bunun sebebi, göl altındaki gölü besleyen kaynakların, çiftçiler tarafından sulama amacı ile kullanılmaları ve göl etrafında yapılan mermer işleme tesisleridir. Göl etrafına yapılan bu tesisler, maalesef göl ve çevresinde yaşayan 144 adet kuş türünün sayısının 25’e düşmesine sebep olmuştur.

13- Susamlık Tepesi

Şehre hakim bir tepe üzerinde bulunan Susamlık Tepesi, şehri kuş bakışı izlemenize fırsat vermektedir. 2003 yılından bu yana restoran ve kafe olarak hizmet veren Susamlık Tepesi, aynı zamanda piknik alanı olarak da kullanılmaktadır. Burdur seyahatinizde Susamlık Tepesi’nde çayınızı yudumlarken küçük bir mola verebilir, şehrin manzarasının tadına varabilirsiniz.

14- Bakırcılar Çarşısı

Geçmişte şehrin kalbinin attığı çarşı, günümüzde bakır satışından ziyade kalaycılık ile kendini idame ettirmektedir. Bakır mutfak araç gereçlerinin yanı sıra pek çok bakır hediyelik eşyayı da, çarşıda bulmak mümkündür. Bakırcılar çarşısında ayrıca dokuma ürünleri ve diğer pek çok hediyelik eşyada vardır. Burdur’a has bir dokuma türü olan Burdur Alacası’nı da Bakırcılar Çarşısı’nda bulabilirsiniz.

Bakırcılar çarşısında pek çok bakır hediyelik eşya ve dokuma ürünleri bulabilirsiniz

15- İncirhan Kervansarayı

Bucak’a bağlı İncirdere Köyü’nde bulunan İncirhan, Anadolu Selçuklu sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1238 yılında yaptırılmıştır. Döneminde kervanların geçtiği bir noktada bulunan yapı, önemli bir kervansaray olarak uzun yıllar çok aktif bir şekilde kullanılmıştır. Selçuklu Dönemi’nde inşa edilen pek çok kervansarayın günümüzde ayakta kalmadığını düşünecek olursak, İncirhan’ın tarihimizdeki yeri ayrıcalıklıdır.

İncirhan, Anadolu Selçuklu sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır

16- Susuz Kervansarayı

Yine Bucak İlçesi’nde bulunan kervansaray, Susuz Köyü’nde yer alır. Susuz Kervansarayı da tıpkı İncirhan Kervansarayı gibi, Anadolu Selçuklu Dönemi’ne ait bir yapıdır. Yapının girişinde bulunan mukarnas, geçmiş dönem Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Dikdörtgen bir mimariye sahip olan kervansarayın beş nefi vardır ve orta nefi diğerlerinden biraz daha yüksekte durur.

Susuz Kervansarayı’nın girişinde bulunan mukarnas, geçmiş dönem Türk mimarisinin en güzel örneklerindendir

17- Karacaören Barajı

Derler ki Karacaören Barajı, dünyada yeşilin tüm tonlarının görülebildiği tek yerdir. Muhteşem bir güzelliğe sahip olan barajın doğal görüntüsü ve görkemi, görenleri büyüler. Özellikle foto safari için eşsiz manzaralar sunan Karacaören, olta balıkçılığı ve motorsuz su sporları için de ideal bir adrestir. Barajda çok güzel bir gün geçirdikten sonra, civardaki restoranlarda yemek yiyebilir, doğayla iç içe olmanın tadını çıkarabilirsiniz.

Karacaören Barajı doğal görüntüsü ve görkemi ile görenleri büyüler

18- Lavanta Tarlaları

Her ne kadar Lavantalı Köy olarak adını duyuran Keçiborlu’daki Kuyucak Köyü, Isparta’ya bağlı olsa da, Burdur’da da, özellikle Burdur Gölü kıyısındaki lavanta bahçeleri gerçekten görülmeye değer. Burdur’da yürütülen Lisina Doğa Projesi kapsamında, 7 yıl önce yaklaşık 400 dekarlık bir alana dikilen lavantalar, renkleri ve kokusu ile görenleri büyülemekte. Dünyanın hakim lavanta üreticilerinden olan Fransa ve Bulgaristan’a Burdur’dan lavanta yağı satışı yapılmakta olduğunu biliyor muydunuz?

Özellikle Burdur Gölü kıyısındaki lavanta bahçeleri görülmeye değer

Neden Burdur?

Doğal güzellikleri ve tarihi dokusu ile, Türkiye’nin eşsiz rotalarından biri olan Burdur, dört mevsim ziyaretçilerini beklemekte. Özellikle yurt içinde alternatif rotalar arayan gezginlerin uğrak yerlerinden biri olan Burdur, tam anlamı ile görülmeye ve hissedilmeye değer bir şehir. Burdur’a ucuz uçak bileti bulmak için Aerobilet’i ziyaret edebilirsiniz.