Doğu Avrupa’nın en hareketli başkentlerinden biri olan Moskova, tarihin yanında, bir başkentin kaosunu da bünyesinde barındırıyor. İnanılmaz kalabalık ve sürekli meşgul olan bu şehir, en güzel yaz aylarında geziliyor. Moskova’ya ziyaretiniz için 4-5 gün ayırmanız uygun olur. Daha kısa bir zaman kalmayı planlıyorsanız, programınızı çok iyi yapmalısınız. Eğer daha uzun kalacaksanız, daha iyi tanıdıkça şehre aşık olacaksınız. Bir Moskova uçak bileti ile başlayan serüvenin sizi nerelere sürükleyeceğini kim bilebilir ki?
Rusya’nın başkenti olan Moskova, şehir merkezindeki 12.2 milyonluk nüfusu ile, aynı zamanda ülkenin en kalabalık şehri. Hem Doğu Avrupa’nın hem de Rusya’nın, politik, ekonomik, kültürel ve bilimsel merkezi. Denize kıyısı olmayan en büyük şehir olma özelliğine sahip Moskova’nın %40’ı ormanlarla kaplıdır. Bu sebeple, dünyanın en yeşil kentlerinden biridir.
Moskova sırasıyla Moskova Knezliği, Rus Çarlığı, Rus İmparatorluğu, Sovyetler Birliği ve son olarak da Rusya’ya başkentlik yapmıştır. Yani içinizde Rus kültürüne dair bir merak varsa, bunu tatmin edebileceğiniz en doğru adres Moskova olacaktır. Moskova ayrıca Avrupa’nın en önemli eğitim, kültür ve sanat merkezlerinden biridir. Bu sebeple şehirde çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yaşamaktadır.
Moskova’da sizi bunaltacak tek şey muhtemelen trafik olacak. Bazı yollar gidiş dönüş olmak üzere tam 16 şeritli. Ancak buna rağmen Moskova’da müthiş bir trafik var. Trafiğin ne kadar yoğun olduğunu size şu bilgi ile aktarmaya çalışalım. Moskova’da her yıl onlarca kadın, trafikte beklerken araç içinde doğum yapıyor. Elbette diğer Avrupa şehirlerinde olduğu gibi Moskova’da da, tek bir korna sesi duymuyorsunuz. İnsanlar son derce saygılı ve disiplinli bir şekilde sıralarını bekliyor.
Moskova’da Görülecek Yerler
1- Kızıl Meydan
Eğer Rusya’nın kalbi Moskova ise, Moskova’nın kalbi de Kızıl Meydan’dır diyebiliriz. Moskova gezinize ne olursa olsun kesinlikle, şehrin tam göbeğindeki Kızıl Meydan’dan başlamalısınız. Eğer Kızıl Meydan civarındaki bir otelde konaklamıyorsanız, metroyu kullanmanızı tavsiye ederiz. Kızıl Meydan’ı keşfetmeye en az iki saatinizi ayırmalısınız. Lenin Mozolesi, Kremlin Sarayı, Aziz Basil Katedrali gibi Rusya’nın en önemli yapıları, Kızıl Meydan ve etrafında bulunmaktadır. Kızıl Meydan aynı zamanda Rusya’nın yönetim merkezi. Putin’in çalışma ofisi burada bulunuyor.

2- Moskova Metrosu
Moskova’da metroya ister ihtiyacınız olsun, ister olmasın, metro binasını kesinlikle gezmelisiniz. Dünyadaki çok az metro, yaşayan, canlı bir müze konumundadır. İşte Moskova Metrosu da tıpkı böyle. Moskova dünyanın en eski metrolarından birine sahip. Dünyanın en eskilerinden ve en büyüklerinden biri olabilir ancak mimari ve dekorasyon bakımından dünyanın en güzel metrosu olduğu kabul ediliyor. Metrodaki toplam ray uzunluğu tam 300 kilometre. Metro, komünist işçiler ve Komsomol adı verilen gençlik kolları tarafınca tamamlanmıştır. Metronun toplam 182 adet durağı vardır. Bu durakların tamamı, sanat eseri olarak kabul edilmektedir. Moskova Metrosu başlı başına bir turizm cazibesidir. Her yıl yüzbinlerce turist, bu metroyu ziyaret eder.

3- Kremlin Sarayı
Rus tarihinin kalbidir Kremlin Sarayı. 1495 yılında inşaatı tamamlanan saray, günümüzde Rusya Devlet Başkanı’nın resmi konutudur. Saray 1990 yılında, Kızıl Meydan’ın tamamı ile birlikte UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilmiştir. Kremlin, Kızıl Meydan’da inşa edilen ilk yapıdır. Kremlin adeta şehir içerisinde bir şehir gibidir. Sarayın bahçesinde tam 9 adet kilise bulunur. Kiliseler dışındaki önemli binalar ise, Facets Sarayı ve Teremnoi Sarayı’dır.

4- GUM Alışveriş Merkezi
GUM, Kızıl Meydan ve Kremlin Sarayı’nı gezdikten sonra, gerçek hayata dönmek için doğru bir adres. GUM hiç şüphesiz ki Moskova’nın en popüler alışveriş merkezi. Lüks markaların mağazalarını bulabileceğiniz GUM, özellikle Noel’de muhteşem bir şekilde süsleniyor. Noel zamanında gitmeseniz bile GUM, iç ve dış mimarisi sebebiyle görülmeye değer adreslerden biri.

5- Aziz Basil Katedrali
Dünyada Aziz Basil Katedrali kadar ikonik ve masalsı bir yapı yoktur dersek yanılmış olmayız. Kızıl Meydan’ın güney ucundaki katedral, Rusya’nın simgesidir. Renkleri, desenleri ve şekli ile benzersiz olan katedral, Korkunç İvan tarafından yaptırılmıştır. Yapımı 1555’ten 1561’e kadar devam eden katedralin mimarlarının, bir daha asla böyle bir yapı inşa etmemeleri için, İvan tarafından kör edildikleri söylenir. Ancak bu bir efsanedir; çünkü kayıtlarda yapı tamamlandıktan 15 yıl kadar sonra, yapıya eklemeler yapmak için yeniden işe koyuldukları anlaşılır.

6- Tretyakov Devlet Galerisi
Devrim öncesi Rus Sanatı’nın en seçkin örneklerine ev sahipliği yapan galeriyi ziyaret etmek isterseniz, sabah erken saatlerde yola çıkmanızı tavsiye ederiz. Zira kapısında ciddi bir kuyruk ile karşılaşmak mümkün. 1900 – 1905 tarihleri arasında inşa edilen bina, Tretyakov Kardeşlerin özel koleksiyonu ile görücüye çıkmıştır. Tretyakov Galerisi koleksiyonu, dünyada kendi türdeşlerinin arasında, en iyisi seçilmiştir. Müzede inanılmaz derecede güzel Rus simgeleri ve heykellerini de bulmak mümkündür.

7- Arbat Caddesi
Tarihi 1493 yılına dek uzanan Arbat, Rusya’nın en ünlü caddesidir. Moskova’nın ruhunu temsil eden caddenin hemen her köşesinde, isimsiz ressamlar ve çalışmaları ile karşılaşmak mümkündür. Arbat Caddesi araç trafiğine kapalıdır. Yaklaşık 1 kilometrelik cadde, Moskova’ya gelen turistler için oldukça ilgi çekici bir noktadır. Geçmiş zamanlardan bu yana, sanatçıların ve entelektüellerin merkezi olan Arbat, aslında bir caddeden ziyade bir bölgeyi de temsil eder. Yalnız söylemeden geçmeyelim, Arbat Moskova’nın en pahalı yerlerinden biridir.

8- Gorki Parkı
Gorki Park Kızıl Meydan’ın güneyinde, Moskova Nehri’nin kıyısında yer alır. Metro ile kolayca ulaşım sağlanabilecek olan park, sıradan bir parktan çok daha fazlasıdır. Bir kere Gorki Park’a şahane bir manzara ve peyzaj görmek için gitmeyin. Gorki Park daha çok bir eğlence merkezi gibidir. İçerisinde bir kaç tenis kortu, bisiklet kiralayabileceğiniz yerler, bir sanat galerisi, pek çok restoran ve bir kafe bulabileceğiniz park, kışın muhteşem bir şekilde aydınlatılmış göz alıcı bir buz pateni pistine de ev sahipliği yapar. Gorki Parkı’na özellikle kışın geldiyseniz, en az üç saatinizi ayırın. İnanılmaz anılarla oradan ayrılacaksınız.

9- Novodevici Mezarlığı
Novodevici Mezarlığı, dünyada turistik özelliği olan az sayıdaki mezarlıktan biridir. Nazım Hikmet’in de evi olan mezarlıkta, Nazım Hikmet ile birlikte pek çok ünlü edebiyatçı ve sanatçı yatmaktadır. Bunlardan bazıları Çehov, Bulgakov, Mayaovski ve Gogol’dur. 16. Yüzyıldan kalma Novodevici Manastırı’nın bitişiğinde yer alan mezarlık, ülkenin en ünlü mezarlığı. Çünkü yukarıda da bahsettiğimiz gibi, siyasetten sanata, ülkenin tüm ünlülerinin mezarı burada yer almaktadır. Mezarlığın girişinde, sol tarafta bulunan çizelgeden, kimin mezarını ziyaret etmek istiyorsanız onun bilgilerine ulaşıp, kaybolmadan adresinize varabilirsiniz.
10- Yedi Kız Kardeşler
Bu binalar, 1947 ila 1953 yılları arasında, Stalin’in emri ile inşa edilmiş, dönemine göre Moskova’nın ilk gökdelenleridir. Binalar içerisinde en yüksek olanı, bugün Moskova Devlet Üniversitesi binası olarak kullanılmaktadır. Binalardan diğerleri, Ukrayna Oteli, Leningrad Oteli, Dış İşleri Bakanlığı Binası ve devlete ait diğer kamu kuruluşlarının hizmetindedir. Yedi Kız Kardeşler’e ait enteresan bir bilgi mevcut. Bu gökdelenlerin yedisinin de temeli aynı gün ve aynı saatte atılmış, o gün şehirde tek bir kazmanın bile oynamasına izin verilmemiştir. Ezoterizm ile uğraşan bazı kişiler, Stalin’in bunu özellikle planladığını ve amacının şehirde kozmik bir enerjiyi açığa çıkarmak olduğunu söylerler.

11- Borodino Panorama Müzesi
Borodino Savaşı’nın, üç boyutlu tablolar ile canlandırıldığı Borodino Panorama Müzesi, eminiz ki daha önce gördüğünüz hiç bir müzeye benzemeyecek. 1812 Eylül’ünde patlak veren savaş, Rus ve Fransız orduları arasında gerçekleşti. Savaşın bir galibi olmadı. Bu müzede, Borodino Savaşı’nı adeta yaşayacaksınız. Dünya üzerindeki en eşsiz yerlerden biri olan Borodino Panorama Müzesi’ni kesinlikle ziyaret etmelisiniz.

12- Puşkin Sanat Müzesi
Eğer sanata ucundan ya da kıyısından azıcık ilgi duyuyorsanız, dünyanın hiç bir yeri sizi bu kadar tatmin edemez. Puşkin Sanat Müzesi, dünyadaki en önemli sanat müzelerinden biridir. Müzede antik dönem eserlerinden başlayıp, Cezanne, Monet ve Van Gogh’a dek ulaşan, muhteşem bir seçki vardır. Müzeye mümkün olduğu kadar erken bir saatte varmanın yollarını aramalısınız. Çünkü ciddi bir kuyruk beklemeniz oldukça muhtemel. Müze giriş biletinizi alırken, mutlaka tüm binayı kapsayan bileti satın alın ve gezinize ana binadan başlayın.

13- Moskova Modern Sanatlar Müzesi (Garage)
Moskova Modern Sanatlar Müzesi, kentin en çağdaş mekanlarından biridir. 2008 yılında kurulan müze, Moskova’nın ilk çağdaş sanat müzesidir. Kurucularından olan Dasha Zhukova ve Roman Abramoviç’in kişisel koleksiyonlarına da ev sahipliği yapan müze gün geçtikçe, alımlar ve bağışlar ile büyümektedir.
14- Chudov Manastırı
1358 yılında Moskova’da inşasına başlanan manastır, 1365 yılında tamamlanmıştır. Manastırı ünlü yapan olay, kraliyet ailesinde doğan çocukların burada vaftiz edilmesidir. Bolşevik devriminin ardından, Sovyetler Birliği’nin bazı anlayışları sonucu, 1918 yılında kapatılan manastırın 1929 yılında bir kısmı yıkıma uğramıştır.
15- Bolşoy Tiyatrosu
Moskova’ya gitmişken Bolşoy Tiyatrosu’nu görmeden dönmek inanın ki olmaz. Elbette burada kastettiğimiz şey, Bolşoy’da bir gösteri izlemeniz. Dünyaca ünlü Bolşoy’da bir opera ya da bale izlemek için, önceden biletinizi almanız gerekiyor. Burada Bolşoy’un uyguladığı bir politika var. Yabancılara normal fiyatlardan biraz daha yüksek fiyatlar veriyorlar. Ancak bu durum moralinizi bozmasın. Üçüncü ya da dördüncü kategoriden alacağınız bir bilet ile de, pekala unutulmaz bir akşam yaşayabilirsiniz. Eğer akşam gitme fırsatınız olmaz ise, gündüz tiyatro binasını gezebilirsiniz.

16- Hermitage Bahçeleri
Moskova’nın en güzel köşelerinden biri olan bu bahçeler, özellikle yaz aylarında konser, yemek ve el sanatları festivallerine ev sahipliği yapmaktadır. Şehrin cazibe merkezlerinden biri olan Hermitage Bahçeleri şahane peyzajının yanı sıra, çocuk oyun alanları, yazlık sinema, yiyecek ve el sanatları kioskları gibi pek çok alanı barındırır. Özgür ve huzurlu bir gün geçirmek isteyenlerin bir numaralı adresi olan bu bahçeler, eminiz ki çok hoşunuza gidecek.
17- Danilovsky Pazarı
Geçmişi Sovyet Dönemi’ne dek uzanan pazar, günümüzde klasik bir çiftçi pazarı olmanın yanında, dünyaca ünlü bazı mutfakların en ünlü yemeklerini de bulabileceğiniz bir adres. Danilovsky Pazarı sadece alışveriş için değil, oldukça renkli bir gün geçirmek için de ideal bir adres. Pazarda ev yapımı peynir ve reçeller bulabilir, değişik ballardan satın alıp sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.
18- Puşkin Kafe
İsminin kafe olduğuna aldanmayın; burası Rusya’nın en ünlü lokantalarından biri. Menüyü oluşturan yemekler genellikle Fransız ve Rus mutfağı kökenli. Servisten tutun da ortamın mimarisine kadar, her şey bir mükemmellik duygusu bırakıyor insanda. Kafede ayrıca zengin bir kütüphane ve kafe bölümü de vardır. Böylece, her iki katında ziyaretçilerine farklı bir ortam yaşatır.
Neden Moskova?
Moskova’yı ziyaret etmek için hala bekliyor musunuz? Tüm Avrupa başkentleri arasında belki de en özel yerlerden birine sahip olan bu kent, orada olduğunuz süre boyunca size bir masalın içinde olduğunuzu hissettirecek. Aerobilet’in size özel hazırladığı kampanyalar sayesinde ucuz uçak bileti bulup, bu muhteşem diyarı ziyaret edebilirsiniz.















