Amasya uçak bileti ile şehzadeler şehrine yolculuk

0
2912

Çoğumuz için sıradan bir şehirden pek de bir farkı yoktur Amasya’nın. Elmasından ziyade pek bir özelliğini bilmeyiz hatta. Oysa Orta Karadeniz’de yer alan Amasya, Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biridir. Bu sebeple, çağlar öncesine dayanan bir kültüre ve medeniyete sahiptir. Amasya’yı keşfetmek, sizin için benzersiz bir deneyim olabilir. Farklı bir tatil rotası arayanlar, bir Amasya uçak bileti ile unutulmaz anlar yaşayabilirler.

Amasya’nın Kısa Tarihi

Amasya’daki bilinen ilk yerleşim, Kalkolitik Çağa dayanır. Tunç Çağında oldukça yoğun bir yerleşim bölgesi haline gelmiştir. Kentin adı, Amasseia olarak, M.Ö. 60 – M.S. 19 yılları arasında Amasya’da yaşadığı tahmin edilen coğrafyacı Strabon’un eserinde geçer. Amasseia kelimesi, Strabon’a göre bu topraklarda yaşamış ve ismi Amasis olan bir amazon kraliçesinden gelmektedir.

Hatti Uygarığı, Amasya’da kurulan ilk medeniyettir. Amasya, Hatti egemenliğine son veren Hititlerin ardından Pontus, Roma, Bizans gibi uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır.

1071 yılındaki Malazgirt Zaferi’nden sonra, Anadolu’nun pek çok toprağı gibi, Amasya da Türklerin denetimine geçmiştir. Sırasıyla Danişment, Anadolu Selçuklu, Moğol, Eratna ve Osmanlı hükümdarlığı altında girmiştir.

Osmanlı için Amasya’nın önemi oldukça büyüktür. Korunaklı yapısı sebebiyle, şehzadelerin yetişmesi ve eğitimi için tercih edilen Amasya’da pek çok sultan yetişmiştir. I. Mehmet, II. Murat, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim bunlardan bazılarıdır.

Amasya’nın milli mücadeledeki yeri de çok özeldir. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a gelen Mustafa Kemal Atatürk, 12 Haziran 1919’da da Amasya’ya geçmiştir. 22 Haziran’da yayımlanan “Amasya Genelgesi” ile, milli mücadele ilk bu şehirde eyleme dönüşmüştür.

Amasya’da mutlaka görülmesi gereken yerler

1- Amasya Kalesi

Amasya Kalesi, Amasya şehir merkezinin kuzeyindeki Harşena Dağı üzerinde bulunan kaledir. Amasya, Harşena Dağı’nın eteklerinde kurulduğu için, şehrin savunmasını sağlayacak kale de burada inşa edilmiştir. Kalenin adı bazı kaynaklarda Harşena Kalesi olarak da geçer.

Amasya Kalesi, şehrin tarihi boyunca bir çok kez el değiştirmesi sebebiyle çok sayıda çatışma geçirmiş ve bu sebeple tahrip olmuştur. Her defasında yeniden inşa edilen kale, en kapsamlı onarımını 1075 yılında, Amasya Türkler tarafından işgal edildiğinde geçirmiştir.

Kalede sarnıçlar, Pontus kral mezarları, zindanlar, Osmanlı hamamı kalıntıları, su depoları vardır. Kale surlarının bitişiğine eski Amasya evleri, hamamlar ve camiler yapılmıştır. Kaleden görünen manzara gerçekten izlemeye değerdir. Kalenin tamamını gezmek biraz zahmetli olabilir, ama emin olun bu zahmete değecek.

2- Kral Kaya Mezarları

M.Ö. 333 yılından M.Ö. 26 yılına dek Amasya’yı başkent olarak kullanan Pontus krallarının mezarlarıdır. Bu mezarlar, Harşena Dağı’nın güney eteklerindeki kalker kayalar oyularak yapılmıştır. Geçmişte irili ufaklı 21 adet mezar olduğu bilinmektedir, ancak bunların yalnızca beş tanesi günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Kaya mezarları arasındaki geçişi sağlamak amacıyla, yine kayalara oyulmuş yollar ve bazı geçitler vardır. Bu geçitler, en az kaya mezarları kadar ilgi çekicidir.

Kalker kayaların oyulmasıyla yapılan kral mezarları

Kral Kaya Mezarları ara ara hapishane ve Hıristiyan keşişlerin inziva yeri olarak da kullanılmıştır. Kral Kaya Mezarları’ndan görünen Amasya ve Yeşilırmak manzaraları oldukça güzeldir. Mezarların aşağıdan, özellikle de gece ışıklandırmaları ile, görünüşü de oldukça ihtişamlıdır.

3- Alçak Köprü

Romalıların Amasya’ya bir hediyesi olan köprü, Amasya’da Roma Dönemi’nden günümüze kadar ulaşabilmiş tek köprüdür. Zamanla doğa olayları sonucu, Yeşilırmak’ın su seviyesi yükselmiş ve köprü yatağı dolmuştur. Bu sebeple köprünün alt kısmında kalan kemerleri suya gömülmüş ve köprü sanki suyun hemen üzerindeymiş gibi görünmeye başlamıştır. Bu sebeple adı Alçak Köprü’dür. Günümüzde köprünün hemen altında bulunan kemerlerin, yalnızca en üst kısımları görünmektedir.

Yeşilırmak üzerinde Romalılar’dan kalan Alçak Köprü

4- Yalıboyu Evleri

Yeşilırmak’ın hemen kıyısına, tarihi kale surlarının üzerine inşa edilen Yalıboyu Evleri, görenleri büyüleyen bir güzelliğe sahiptir. Bitişik nizamda inşa edilen evler, tek ya da iki katlıdır. İslami adaba uygun olarak, haremlik ve selamlık şeklinde tasarlanmışlardır. Bu evlerin tamamına yakını, avlulu ve bahçelidir. Avluların içinde, her Anadolu evinde olduğu gibi, kuyular ve ocaklar yer alır. Bu evlerden en ünlü olanı Hazeranlar Konağı’dır.

Kale surlarının üzerine konumlanmış, büyüleyici güzelliği ile Yalıboyu Evleri

5- II. Beyazıt Camii ve Külliyesi

Yeşilırmak kıyısında, oldukça geniş bir alanda kurulan II. Beyazıt Külliyesi’nin ortasında bir cami, sağında medrese, solunda bir imaret ve tabhane bulunmaktadır. Medrese binasının 18 adet hücresi bulunur ve bu bina günümüzde İl Halk Kütüphanesi olarak hizmet vermektedir. Külliyenin dört yanı kagir duvarlarla çevrilidir ve altı adet girişi vardır. Sadece külliyenin kendisi değil, bahçesinde bulunan ağaçları da birer tarihi eser ve anıt niteliğindedir. Sultan II. Beyazıt bu külliyeyi, saltanatın kendisine geçmesinin ardından bir çeşit minnet olarak, şehzadeliğini geçirdiği Amasya’ya hediye etmiştir.

6- Aynalı Mağara

Esasında bir kaya mezar olan Aynalı Mağara, adını dış cephesindeki yüzeyin perdahlanarak parlatılmasından alır. Güneş vurduğu zaman mağaranın dış yüzeyi, ayna gibi parlamaktadır. Bu kaya mezar, Mitra rahibi Tes’in anıt mezarıdır. Bu sebeple Hristiyan dünyası için özel bir yere sahiptir.

Aynalı Mağara’nın halk arasında anlatılan bir de efsanesi vardır. Efsaneye göre ismi Güzelce Kız olan, dünyalar güzeli bir prenses vardır. Prenses o kadar güzeldir ki, onu görenlerin gözleri kamaşır, kızın yüzüne bakamazlar. Bu sebeple Güzelce Kız hep peçe ile dolaşır. Kral babası bir zaman sonra, kızının büyüdüğüne ve evlenmesi gerektiğine karar verir. Dört bir yana haber verilir; her kim ki, Güzelce Kız peçesini kaldırdığında onun güzelliğine dayanabilecektir, kral da kızını bu er kişiyle evlendirecektir. Bu sebeple Güzelce Kız’ı bir sürü kişi ziyaret eder, ancak hiç biri güzelliğine dayanamaz. Sonra yoksul ama çok yakışıklı bir genç gelir ve birden Güzelce Kız’ın peçesini kaldırır. O an müthiş bir aydınlıkla birlikte bir alev topu oluşur ve bu iki genci de kömüre çevirir. İki gencin ölü bedenleri, ayrı mezar odalarına yerleştirilerek buraya gömülür. Bu sebeple de mağaranın girişi, tıpkı Güzelce Kız’ın yüzü gibi parlamaktadır.

7- Şehzadeler Müzesi

Kral Kaya Mezarları’nın eteklerinde ve Alçak Köprü’nün hemen ayağındaki iki katlı ahşap binadır. Şehzadeler Müzesi’nde, şehzadeliğini Amasya’da geçirmiş sultanların, resimleri rehber alınarak yapılmış heykelleri vardır. Bu heykeller, kendi dönemlerini ve konumlarını yansıtan kıyafetlerle süslenmiştir. Şehzadeler Müzesi Binası, tam olarak 15-16. Yüzyıllara ait bir Anadolu evi gibi dizayn edilmiştir. Yerdeki halılar, dokumacılığın en güzel örneklerindendir. Duvarları Hatai ve Rumi desenlerle süslenmiştir. Ayrıca birbirinden özel hat ve tekzip örneklerini de görmek mümkündür.

8- Amasya Saat Kulesi

1865 yılında, Amasya Mutasarrıfı ünlü şair Ziya Paşa tarafından yaptırılan kule, yaptırıldığı yıl çıkan büyük yangında hasar görür. Ardından 1938 yılında gerçekleşen depremde de büyük bir hasar görmüştür. 1940 yılında yıktırılmış ve 2002 yılında yeniden, aslına uygun olarak yaptırılmıştır.

Amasya Saat Kulesi

Kulenin Amasya halkı için manevi değeri çok büyüktür. Bunun sebebi ise, nesilden nesile anlatılan hikayesidir. Anadolu’nun işgali sırasında, İngiliz ajanlar, Amasya halkını birbirine düşürmek için kente gelir. İngiliz askerleri, saat kulesinin kapsını kırarak içeri girer ve kulenin tepesindeki Türk bayrağını indirip yerine İngiliz bayrağını asarlar. Bu olay ile galeyana gelen halkı, Amasya Kadısı Ali Himmet Efendi sakinleştirir ve ağlayarak, o bayrağın orada uzun bir süre dalgalanmayacağını söyler. Bunun üzerine birden bire hava bozar ve şiddetli bir fırtına başlar. Fırtına İngiliz bayrağını kulenin tepesinden yırtarak söküp Yeşilırmak’ın sularında boğar. Olaydan çok etkilenen İngilizler, hızla Hükümet Konağı’na sığınırlar. Halk ise Türk bayrağını tekrar göndere çeker.

9- Yedi Kuğular Kuş Cenneti

Yedi Kuğular Kuş Cenneti, Tersakan Çayı üzerinde bulunan Yedikır Barajı etrafındadır. Turizm açısından oldukça önemli bir noktada olan Yedi Kuğular Kuş Cenneti, 817 hektarlık bir alana yayılmıştır. 1989 yılında sit alanı ilan edilen yerde 16 familyaya ait, 34’ten fazla kuş türü bulunmaktadır.

Yedi Kuğular Kuş Cenneti 16 familyaya ait, 34’ten fazla kuş türü barındırmakta

10- Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi

Özellikle ön cephesi sanatsal ve mimari açıdan çok değerli olan yapıda, Anadolu Selçuklu mimarisinin yaprak tezyinatlı ve mukarnaslı sütun başlıkları kullanılmıştır. Türk üçgenlerinden meydana gelen ters dönmüş sütun başlıkları, Anadolu Selçuklu mimarisinde ilk defa bu yapıda denenmiştir. Bu şifahane, Anadolu’da ilk defa müzikle tedavi yapılan yerdir. Müzede, o döneme ait tıbbi araç gereçleri de görmek mümkündür.

Anadolu Selçuklu mimari eserlerinden Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi, Amasya

11- Amasya Arkeoloji Müzesi

Amasya Müzesi olarak da geçen Amasya Arkeoloji Müzesi, 1925 yılında kurulmuştur. Müzede Kalkolitik Çağ’dan itibaren, Tunç Çağı, Hitit, Urartu, Frig, İskit, Pers, Helen, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri’ne ait pek çok eser sergilenmektedir. Müzenin bir başka özelliği de, Müslümanlara ait tek mumya müzesi olmasıdır. Müzenin bahçesinde, Selçuklu Sultanı I. Mesud’a ait bir türbe bulunur. Bu türbenin içinde, 14. yüzyıl İlhanlılar döneminden kalma olduğu tahmin edilen, sekiz adet mumya bulunmaktadır. Mumyalar bölümü, müzenin en ilgi çekici bölümüdür.

12- Boraboy Gölü

Taşova İlçesi’ndeki doğal bir heyelan set gölü olan Boraboy Gölü, yeryüzündeki cennetlerden biri olarak adlandırılıyor. Tabiat harikası bir çevreye sahip olan göl, uzun yürüyüşler, piknik ve kamp gibi aktiviteler için oldukça ideal.

Yeryüzünde bir cennet, Boraboy Gölü, Amasya

13- Ferhat Su Kanalı

Erken Roma Dönemi’ne ait olan bu kanal, şehrin su ihtiyacını karşılamak için, kayalar oyulup tüneller açılarak inşa edilmiştir. Arazinin eğimine uygun olarak terazi sistemi ile yapılan kanal, 6 kilometre uzunluğundadır. Ferhat Dağı eteklerinde olması sebebiyle, Ferhat ile Şirin efsanesindeki kanalın, bu kanal olduğuna inanılır.

Ferhat ile Şirin Efsanesi’nde bahsi geçen su kanalı olduğuna inanılan yer

Efsaneye göre Ferhat, Pers Dönemi’nde yaşamış bir nakkaştır. Hükümdar Mehmene Banu, kız kardeşi Şirin için bir köşk yaptırır ve köşkün süslemelerini de Ferhat’ın yapmasını emreder. Çalıştığı sırada Şirin’i gören Ferhat ona aşık olur ve Sultan’dan kız kardeşini ister. Sultan, kardeşini bu nakkaşa vermek istemez ve onu oyalamak için Elma Dağı’nı delip şehre su getirmesini ister. Ferhat dağı delmiştir ve kanalı tamamlamak üzeredir, ancak Sultan, kardeşinin öldüğüne dair bir yalan söyler Ferhat’a. Bunun üzerine Ferhat üzüntü ile elindeki külüngü havaya fırlatır. Külünk Ferhat’ın başına düşer ve Ferhat oracıkta ölür. Ferhat’ın ölüm haberine dayanamayan Şirin de, kendini Ferhat’ın oyduğu kayalardan aşağıya atar. İki sevgiliyi de yan yana gömerler.

14- Halifet Gazi Kümbeti

Kare şeklindeki kaidenin üzerine sekizgen planlı bir kule şeklinde inşa edilen kümbetin, günümüzde güney ve doğu bölümleri ayaktadır. Kitabesine göre bu kümbet, Danişmend emirlerinden biri olan Halifet Gazi’nin emri ile, 1210 yılında yapılmıştır. Halifet Gazi’nin türbesi de bu kümbet içerisinde yer alır.

15- Kapı Ağası (Büyük Ağa) Medresesi

Bu medrese, II. Beyazıt’ın kapı ağası olan Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Medrese, klasik Osmanlı planından ziyade Selçuklu tarzı bir mimari ile, sekizgen bir planda yapılmıştır. Medreseye kuzeybatı yönündeki büyük kemerli kapıdan girilir. Medrese, döneminde Amasya’daki en yüksek eğitim öğretimin verildiği yer olmuştur. Amasya’da yaşanan şiddetli depremler sebebiyle, medrese çok hasar almış, 1978 yılında ise restore edilmiştir.

Neden Amasya?

Görüldüğü gibi Amasya, sıradan bir Anadolu şehri olmaktan çok daha fazlası. Gerek doğal güzellikleri, gerekse de kültürü ve kadim medeniyeti ile ziyaretçilerini büyüleyen bu şehir, kesinlikle gezi listenizde olmayı hak ediyor. Aerobilet fırsatlarından yararlanıp, Amasya’ya ucuz uçak bileti ile seyahat etmek için tıklayın.