Dostoyevski, gençlik yıllarında yazdığı “Beyaz Geceler” kitabında âdeta hem Nastenka’ya hem de St. Petersburg şehrine olan aşkını anlatır gibidir. Şehrin Kuzey Kutbu’na yakın oluşu nedeniyle gecenin olmadığı, uzun gecelerinde yaşanan bu aşk hikâyesi gibi, şehir de kendine aşık eder ziyaretçilerini. St. Petersburg uçak bileti alarak çıkacağınız yolculukta siz de bu aşktan nasibinizi alabilirsiniz.
St. Petersburg uçak bileti alarak ulaşacağınız topraklarının bir bölümü Kuzey Asya’da, bir kısmı ise Doğu Avrupa’da yer alan Rusya, aynı zamanda tarihin en büyük imparatorluklarından birinin anılarını taşır geçmişten günümüze. St. Petersburg tarihi meydanları, yönetim binaları, sarayları ve daha pek çok zenginlikleriyle göz kamaştırır. Ülkenin başkenti Moskova’dan sonra en büyük ve Avrupai şehri St. Petersburg, tarihi dokusunu yüzyıllar boyu korumayı başarmıştır.
Edebiyata, sanata damga vurmuş insanlar yetiştirmiş olan bu nadide şehir, sizi tüm zarafetiyle karşılar. Dostoyevski, Çaykovski, Gogol ve Puşkin’i aklınıza getirir. Şehir, Çarlık Rusya’sının görkemli tarihinden günümüze kalan sanat eserlerinin sergilendiği Hermitage Müzesi, tarihî köprüleri ve beyaz geceleri ile bir St. Petersburg uçak bileti kadar yakınınızdadır.
Beyaz gecelere tanıklık etmek, imparatorluk döneminden kalma atmosferi solumak, “Kuzeyin Venediği” olarak bilinen kanallarında dolaşmak için St. Petersburg tur planınızı önceden yapmanız ve o tarihlere en uygun St. Petersburg uçak bileti almanız gerekebilir. Beyaz Geceler Festivali haziran sonu yapılsa da yaz boyunca yaşanmaya devam eder.
St. Petersburg’a Nasıl Gidilir?
St. Petersburg uçak bileti ile Türkiye’den direkt şehre uçuş yapabilirsiniz. Uçuş seçeneklerini Aerobilet ana sayfasını ve mobil uygulamasını kullanarak inceleyebilir Aerobilet’in sunduğu fırsatlar ve kampanyalardan faydalanarak planladığınız tarihlere en uygun St. Petersburg uçak bileti seçeneğini satın alabilirsiniz. Konaklamak içinse St. Petersburg otelleri 5 yıldızlı, apart ve butik otellere kadar geniş bir yelpaze sunar.
St. Petersburg otelleri kentteki 7 bölgeye dağılmış durumdadır. Şehir merkezi ve turistik bölgeleri konaklamak için avantajlıdır. Ancak buralarda konaklamak için daha yüksek fiyat ödemek gerekebilir. Ayrıca gürültülü ve kalabalık olan merkezî noktalar, sakinlik arayanlar için çok uygun olmayabilir. Öte yandan rahat ulaşım ile zaman kaybını önlemek açısından avantajlıdır. Kentin yerlilerinin yaşadığı semtler ise çok daha sakindir ve burada olan oteller daha uygun fiyatlardadır. Otelleri incelemek için Aerobilet St. Petersburg otelleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
St. Petersburg’da Ne Yenir?
St. Petersburg’da ne yenir sorusunun pek çok farklı yanıtı olabilir. Şehirde dünya mutfaklarından her zevke ve damak tadına uygun lüks veya orta düzeyde bir restoran bulmak mümkün. Rus mutfağından olduğu kadar, dünya mutfaklarından da yemekler sunan restoranlar şehrin caddelerini süsler. Rus mutfağının bazı ünlü lezzetleri arasında borş çorbası, solyanka çorbası, pelmeny ve beef stroganoff sayılabilir. İçecek olarak votkanın tartışılmaz çok sevildiği ülkede, pek çok votka çeşidi deneyebilirsiniz.

St. Petersburg’da Gezilecek Yerler
St. Petersburg, Rusya’nın kuzeybatısında Neva Nehri tarafından kucaklanmış ve çevresindeki 42 ada üzerine konumlanmış bir şehir. Büyük Petro’dan gelen servet ve zenginliklerin sergilendiği güzel kentin tarihî eserleri, görkemli sarayları, geniş peyzajlı bahçeleri, sanat ve tarihî geçmişi ile âdeta bir hazine gibidir. Şehirde gece eğlenebilir, opera ve bale gösterisi izleyebilir, farklı restoranlara gidebilir, nehirde gezintiye çıkarak şehrin kokusunu içinize çekebilirsiniz.
Rusya’nın diğer şehirlerine göre daha modern görünen St. Petersburg’da gezilecek yerler arasında Catherine Sarayı, Rus Devlet Müzesi, Peterhof Sarayı, Vasilyevsky Adası, Kronstadt Naval Katedrali, Saint Andrew Katedrali, Dostoyevski Müzesi ve Mermer Saray öncelikli olarak yer alır.
Baltık Denizi’ndeki bu büyük liman şehri, başkent, Moskova’ya taşındıktan sonra kültür ve sanat merkezi olarak ilgi çekmeye devam etmiştir. Beyaz gecelerin yaşanmadığı günlerde dahi şehri saran heykeller, sarayların mermerlerinden yansıyan beyazlık geceyi aydınlatır. Şehirde bulunan 250 müzenin tüm bu hazineleri birkaç günlük St. Petersburg turu esnasında gezmek mümkün değil.
Rusya tarihi için çok önemli olayların meydana geldiği kentte devlet reformları, hükümet darbeleri, önemli bilimsel keşifler yaşanmıştır. Şehirde Çar 1. Pedro’nun izlerini taşıyan mimari eserler, ziyaretçileri geçmişe o hareketli siyasi yaşamın olduğu günlere götürür.
Peterhof Sarayı’nın Dışı Yeni İçi Eski
Çar 1. Pedro’nun emriyle 18. yüzyılda yaptırılan sarayda yer alan ve 250 heykelden oluşan Büyük Çağlayan, görsel açıdan en güzel bölümü oluşturur. Yazlık sarayın simgesi Samson Çeşmesi güzelliği ile kendini göstermek istercesine öne çıkar. Bu eşsiz saray ne yazık ki 2. Dünya Savaşı’ndan payını almıştır.

Savaş sırasında Alman askerlerinin eline geçmiş ve karargâh olarak kullanılmış olan saray, savaşın sonunda buradan çekilmek zorunda kalan Alman ordusu tarafından bombalanarak büyük hasar almış. Sarayın bugünkü görünümü savaş sonrası yeniden yapılmış hâlidir. Neyse ki halk, Almanlar gelmeden önce saraydaki pek çok eseri kaçırmayı başarmıştır.
Peter ve Paul Kalesi
1703 yılında 1. Pedro’nun emriyle yapımına başlanan kale, İsveçlilere karşı savunma amacıyla inşa edilmiş. Kalenin içerisinde, Peter ve Paul Katedrali, Tarihi Şehir Müzesi yer alır. Zayachy Neva Nehri üzerinde bir adada yapılmış olan kaleye çıkarak manzaranın tadını çıkarabilir eşsiz fotoğraflar çekebilirsiniz. St. Petersburg’da gezilecek yerler listenizde olması gereken, çocuklarla yapılan gezilerde onların da keyif alabileceği bir yerdir.

Hayallerin Ötesinde Bir Müze Hermitage
Eşsiz koleksiyonları ile haklı bir üne sahip olan müzede çok fazla eser yer aldığından, önceliklerinizi göz önüne alarak müzeyi gezmeniz gerekebilir. Birbirine bağlantılı beş ayrı binadan oluşan müzede yer alan Kış Sarayı, Küçük Hermitage, Büyük Hermitage, Yeni Hermitage ve Hermitage Tiyatrosu oldukça geniş bir alanı kaplar. Müzede gördüğünüz eserlerden çok daha fazlasını Hermitage depolama tesisini ziyaret ederek orada görebilirsiniz.
Depoda bulunan eserler arasında dikkat çekici olanlar 1893’te Buhara Emirliği tarafından, III. Alexander’a sunulan muhteşem 17 bölümlü tören çadırı, III. yüzyıl başlarında Sultan III. Selim tarafından Büyük İskender’e sunulan işlemeli Türk çadırı, Alexandra Feodorovna’nın giydiği gelinlik ile kızları Tatiana ve Olga’nın giydiği elbiselerdir.
Rus Kültürünün Yansıması Rus Devlet Müzesi
1895 yılında kurulan Rus Devlet Müzesi, özellikle Rus sanatı ve eserlerinin ön planda olduğu koleksiyonlar ile adından söz ettirir. Bunların arasında Karl Bryullov, Alexander İvanov, Nicholas Ghe, İlya Repin, Natalya Goncharova, Kazimir Malevich ve Kuzma Petrov-Vodkin gibi isimlerin eserleri yer alır. Oldukça zengin bir koleksiyona sahip olan müzede ayrıca az bulunabilen bilimsel kitapların yer aldığı bir de kütüphane bulunur.

Nevsky Bulvarı
Nevsky Bulvarı’na şehrin en popüler caddesi denilebilir. Bulvarda alışveriş için pek çok mağaza, yemek yemek için restoran ve kafeler yer alır. Bulvar gece eğlence hayatının da merkezi konumundadır. Yol üzerinde ayrıca Kazan Katedrali, Stroganov Sarayı, Rusya Ulusal Kütüphanesi gibi yapıları görebilirsiniz. Moskova yolu olarak yapılan caddenin planı ile Çar 1. Pedro’nun bizzat ilgilendiği söylenir.
Saray Meydanı Sanata Teslim
Tarihe Kanlı Pazar olarak geçen 1905’te gerçekleşen olaylara ve 1917’de yaşanan Ekim Devrimi’nin bir kısmına tanıklık etmiş olan meydan, günlük hayatta çok kullanılan merkezî bir yer. Ayrıca meydanda ünlü Beyaz Geceler Festivali de dahil olmak üzere pek çok festival ve etkinlik düzenleniyor. Sokaklarından sanat fışkıran St. Petersburg’da gezilecek yerler arasında ilk sırada olmasının sebebi de çevresinde bulunan tarihî eserler, yeşil ve düzenli bahçelerdir.

Altın Kubbeli Saint Isaac Katedrali
Büyük ve göz kamaştıran kubbesi ile ilgi çeken Saint Isaac Katedrali, Çar 1. Nikolay’ın isteğiyle 1818-1858 yılları arasında inşa edilmiş. Kubbe yapısının bu denli ilgi çekmesinin haklı bir sebebi var. Katedralin kubbesinin yapımında 100 kilogram saf altın kullanılmıştır. Göz alıcı bu dini yapı Rusya’nın önemli bir katedralidir.
Dostoyevski ve Puşkin Müzesi
Gerek Dostoyevski gerek ise Puşkin’in yaşadıkları evler müzeye dönüştürülmüş. Her iki müze de ünlü edebiyatçıların hayatını daha yakından tanımak ve yaşam alanlarını görmek isteyenlerin yoğun ilgisi ile karşılaşıyor.

Tchaikovsky’nin eserlerinden Prokofiev’in eserine kadar pek çok ünlü sanatçının yazdığı eserlerin prömiyerlerinin yapıldığı bu tarihî sahne, sanat dolu bir akşam için iyi bir alternatif. Sanata ilgisi olan, gezerken gittiği ülkenin sanat tarihini de özümsemeye çalışan ziyaretçiler için tarihî yapının önemi ve yeri ayrıdır. 1859’da kurulduğu tarihte Rusya’nın en sevilen ve saygın kültür kurumlarından biri olan Mariinsky Tiyatrosu, Rus bale sanatının gelişiminde de çok önemli rol oynamış. Çar 2. Alexander’ın eşi Maria Aleksandrovna onuruna 1860 yılında açılan opera binası dünyanın büyük ve görkemli sahnelerinden biri olarak da bilinir.
Yusupov Sarayı’nda Zarafet ve Hüzün Hâkim
Moyka Nehri kenarında yükselen 19.yy’ın en görkemli iç mekân mimari tasarımına sahip olan saray, tüm mimari zarafetine rağmen üzücü bir olaya da tanıklık eder. Sarayın son sahibi, bir zamanlar Rusya’nın en zenginlerinden olan Prens Felix Yusupov’dur. Ancak saray, Grigory Rasputin’in 1916’da öldürüldüğü yer olarak da hafızalarda yer etmiştir. Rehberli gezilerde, olayın yaşandığı bodrum katı da gezdirildiğinden olay yerini görebilirsiniz.
Saray 1770’lerde Vallin de la Mothe tarafından yaptırılmış olsa da günümüzde görülen iç tasarıma, yaklaşık bir yüzyıl sonra Yusupov ailesi zamanında son şekli verilmiş. Sarayı gezerken göreceğiniz muhteşem balo salonu, çalışma odaları dönemin atmosferini yaşatır. Görkemli Çarlık zamanlarını gözünüzde canlandırabilir, dönemin zarif kadınları ve erkeklerini hemen yanı başınızda görürcesine hissedebilirsiniz.
Genelkurmay Binası
1820’de Carlo Rossi tarafından tasarlanan Dvortsovaya’nın güneyinde Hermitage’in etkileyici Empresyonist ve post-Empresyonist eserler koleksiyonunun sergilendiği galeriler yer alır. Yapı, başlı başına ayrı bir sanat eseridir. Mimarisi, taşların işlenişi, duvar resimleri ile St. Petersburg’da gezilecek yerler arasında yerini alır.

St. Petersburg Uçak Bileti İle Şehrin Büyüsüne Kapılın
Tüm bu tarihi ve kültürel zenginliklerin yanı sıra St. Petersburg’un romantik kanalları, Catherine Sarayı’nın çevresinde yer alan Catherine Parkı zarafetinde şehri süsleyen yeşil alanları, göletleri, eğlence ve alışveriş merkezleri ile St. Petersburg görülmesi gereken şehirlerdendir. St. Petersburg’u en iyi anlatan yer ise şehrin kalbinin attığı Saray Meydanı’dır. Sokak sanatçılarını, imparatorluğun izlerini taşıyan sokaklarını ve insanlarını hissedebileceğiniz bir yerdir.
Akşam üzeri dinlenmek için kanallar boyunca yürüyüşe çıkabilir veya gece için ünlü Mariinski Tiyatrosu‘na bir bilet alabilirsiniz. Yolda Neva Nehri’ni çevreleyen granit taşlardan yansıyan güneşin son ışıkları ile birlikte, yaz akşamlarında esen hafif rüzgâr sarar çevrenizi. Nereye baksanız tarih ve sanat vardır çevrenizde. Rusya’da olmak aslında iyi ve dingin hissettirir insana kendini. Bataklık bir arazi üzerine bu denli güzel bir şehrin nasıl olup da kurulabildiğini düşünür insan.
Beyaz gecelerde kanallardan yansıyan ışıklar eşliğinde Rusya’nın bu eşsiz güzellikteki şehrini bir St. Petersburg uçak bileti alarak gezme fırsatı bulabilirsiniz. Bunun için size en uygun uçak biletini sunan Aerobilet web sitesini ziyaret etmeniz yeterli.















