Viyana uçak bileti ile klasik müzik notaları üzerinde gezeceğiniz bir seyahate ne dersiniz?

0
1920
Viyana uçak bileti ile klasik müzik notaları üzerinde gezeceğiniz bir seyahate ne dersiniz?
Viyana uçak bileti ile klasik müzik notaları üzerinde gezeceğiniz bir seyahate ne dersiniz?

Avusturya’nın başkenti ve Avrupa’nın en gelişmiş şehirlerinden biri olan Viyana, aynı zamanda ülkenin en kalabalık şehridir. Bir metropol ve aynı zamanda başkent olmasına karşılık ülkenin yüz ölçümü bakımından en küçük şehri olan Viyana, Avrupa’daki en popüler seyahat rotalardan biri olarak da sıklıkla ziyaret ediliyor. Eğer siz de bu güzel şehri keşfetmek için bir seyahat planlamayı düşünüyorsanız, Viyana uçak bileti sorgulamalarınızı yapmadan önce size şehirle ilgili ipuçları vermek isteriz.

Sakin, huzurlu, acele etmeden, tamamen sizi dinlendirecek ve dingin ruhuyla sizi tamamen stresten arındıracak bu şehri tanımaktan siz de büyük bir mutluluk duyacaksınız. 

Şehir hakkında biraz fikriniz olmasını isterseniz, Viyana hakkında ilk aktarabileceğimiz bilgi kuşkusuz ki tüm dünya için klasik müziğin başkenti olacaktır. Tam bir kültür başkenti olan şehir, yerel halkın da rafine bir sanat zevkine sahip olmasına, opera, bale ve klasik müzik dinletilerine ilgili ve sosyal insanlar olarak yetişmesine zemin hazırlamış görünüyor. Elbette bunda, Viyana’nın refah seviyesi yüksek bir şehir olmasının da katkısı var. Eğer siz de tam bir klasik müzik hayranıysanız, Viyana uçak bileti için sorgulamalarınızı yaparken, bu topluluğun içine karışarak, tamamen kültür ve sanat dolu bir seyahate çıkacağınızın hayalini kurmaya başlayabilirsiniz. 

Kısaca Viyana tarihi

Habsburg Hanedanı’nın merkezi olan Viyana’nın ilk sakinleri olan Keltler, şehre M.Ö 400 yıllarında bu topraklara gelmiştir. Keltler son derece geniş bir kültüre sahip olan kavimler arasında yer alıyordu. Günümüzde Viyana’nın dünyanın kültür başkentlerinden biri olmasında da bu özelliklerinin etkileri büyüktür. Keltlerin ardından Romalıların yerleştiği kent, Kavimler Göçü esnasında Gotlar, Markomanlar, Slavlar ve Langobartlar gibi pek çok kavmin uğrak noktası olmuştur.

1273 yılında Habsburg Hanedanı’nın ilk üyelerinden Rudolf von Habsburg, Roma – Germen Kralı olmuştur. Bunun üzerine de kent, Roma – Germen İmparatorluğu’nun gözde kenti haline gelmiştir. Çok hızlı bir şekilde gelişmeye başlayan kentteki ilk üniversite olan Viyana Üniversitesi 1365 yılında açılmıştır. Bu gelişme döneminde şehrin en büyük düşmanı Osmanlılar olmuştur. Viyana’yı iki defa kuşatan Osmanlılar, Viyana için ciddi bir tehlike olarak görülmüştür. Hatta şehirde 1956 yılına dek “Türk tehdidi”ne karşın, St. Stephan’s Katedrali’ndeki devasa Pummerin Çanı’nın yanında asker bekletilmiş, uzaktan görülebilecek bir tehlike anında askere çanı çalıp, tüm halkı uyarma görevi verilmiştir.

İkinci Dünya Savaşı sonlarına kadar başkent statüsünü yitiren Viyana, savaş sonrasında yeniden başkent olmuştur. 1955 yılında da ABD, Birleşik Krallık, SSCB ve Fransa orduları şehri tamamen terk etmiş ve Viyana özgürlüğüne kavuşmuştur.

Viyana’da gezilecek yerler

1- Schönbrunn Sarayı

Schönbrunn Sarayı, yalnızca Viyana’yı değil, günümüzdeki pek çok Avrupa ülkesini de yönetmiş olan ünlü Habsburg Hanedanı’nın yazlık sarayıdır. Hükümdar Maria Theresia döneminden itibaren de tamamen ev haline dönüştürülmüştür. Avrupa’nın en güzel barok komplekslerinden biri olan sarayın inşasının tamamlanması, 1700’lü yılları bulmuştur.

Schönbrunn Sarayı, Viyana
Schönbrunn Sarayı, Viyana

Saray tarihi önemi, eşsiz mimarisi ve mobilyaları ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndedir. Sarayın yalnızca 40 tanesi ziyaret edilebilen bin 441 adet odası bulunur. Sarayın iç mekanı, Rokoko mimari tarzının dünyadaki en güzel örneklerinden biridir. Sarayın en önemli bölümleri Franz Joseph ve karısı Sissi’nin odalarıdır. Sarayı yalnızca turlarla gezmek mümkündür. Saraya dair enteresan bir özellik de Klasik Batı Müziği’nin ölümsüz bestekarlarından Wolfgang Amadeus Mozart’ın henüz 6 yaşındayken burada piyano çalmış olmasıdır.

Schönbrunn Sarayı, mimarisi ve dekorasyonu kadar, park ve bahçeleri ile de oldukça ünlüdür. Sarayın parkı da saray gibi barok bir tarzda tasarlanmıştır.

2- Schönbrunn Bahçeleri

500 hektarlık bir alana yayılan park, 18’inci yüzyıla ait 44 adet mermer heykeli barındırıyor. Bu heykeller Yunan Mitolojisi’ne ait öğelerden esinlenilerek yapılmıştır. Thetis ile oğlu Aşil’in hikayesinin anlatıldığı Neptün Çeşmesi ise parkın en önemli yapılarından biri ve gerçekten görülmeye değer.

Parkın bir diğer etkileyici yapısı ise Palmiye Evi. Palmiye Evi, 1883’te inşa edilmiş döneminin en büyük serası olarak biliniyor. Tyrolean Bahçesi de içerisinde bulunan çiftlik ile görülmeye değer. Bahçeyi gezerken Schönbrunn Sarayı Hayvanat Bahçesi’ni görmeden geçmek olmaz. Burası, dünyanın en eski hayvanat bahçesi olarak adından söz ettiriyor. Pek çok hayvan türü, bu hayvanat bahçesi içerisinde görülebiliyor. 

Maze ve Gloriette de Schönbrunn Bahçeleri içerisinde görebileceğiniz diğer yapılar. Saray ve bahçeleri rahatlıkla bir gününüzü alacaktır. Buna göre günlük rotanızı belirleyebilirsiniz.

3- Hofburg Sarayı

13’üncü yüzyılda inşa edildiği zaman tipik bir Orta Çağ kalesi olan Hofburg Sarayı, dönemin hükümdarları tarafından ihtiyaçlara göre genişletilmiş ve devasa bir yaşam alanına dönüştürülmüştür. Habsburg Hanedanlığı’nın kışlık sarayı olarak asırlar boyu hizmet veren saray, günümüzde Avusturya cumhurbaşkanının resmi konutu olarak hizmet vermektedir.

Hofburg Sarayı’nın ziyarete açık olan kısımları, günümüzde üç bölüme ayrılmıştır. İlk bölüm gümüş bölümüdür. Burada kraliyet ailesinin gümüş koleksiyonu sergilenmektedir. Koleksiyon genellikle masa düzeni ile ilgili olan çatal bıçak, tabak, bardak ve vazo gibi eşyaları kapsar.

Hofburg Sarayı, Viyana
Hofburg Sarayı, Viyana

İkinci bölüm Franz Joseph’in eşi Elisabeth’e (tarihte bilinen adı ile Sissi) ait olan Sissi bölümüdür. Kraliçe Sissi, oldukça farklı ve renkli kişiliği, bir o kadar ilgi çekici hayat tarzı olan bir kraliçe idi. Bu sebeple, çağdaşlarından keskin bir şekilde ayrılıyordu. Sissi bölümünde, kraliçeye ait kişisel ve günlük eşyaları inceleyebilirsiniz.

Üçüncü bölüm ise Franz Joseph ve Sissi’nin ortak alanlarına ait bölümdür. Bu bölümde çiftin yaşam alanları sergilenmektedir. Hofburg Sarayı kraliyet hayatını merak edenler için doğru bir adres. Barok mimarinin en güzel örneklerinden olan saray kompleksinde oldukça keyifli vakit geçireceksiniz.

4- Viyana Kafeleri

Viyana kafelerine ilişkin bahsedilebilecek pek çok detay var. Ancak dilerseniz UNESCO’nun, bu kafeleri Kültür Mirası Listesi’ne alırken sunduğu gerekçe ile konuyu açalım. UNESCO, “Viyana kafelerinde tarih ve mekan tüketilir; ancak sadece kahve fatura edilir” ifadesini kullanmıştır.

Viyana Kafeleri
Viyana Kafeleri

Bu kafeler yüzlerce yıldır kültür dünyasının ve entelektüel düşüncenin merkezi olmuştur. Düşünce ve sanat üretimi yapılan Viyana kafeleri, sosyolojik olarak çok önemli mekanlar olarak işaret edilir. Beethoven, Mozart, Freud ve Klimt bu kafelerin ünlü müdavimlerinden sadece bir kaçı olarak Viyana kafelerine ait tarih sayfalarında yerlerini almışlardır.

5- St. Stephen’s Katedrali

St. Stephen’s Katedrali 1147 yılında inşa edilmiştir. Kapılarını açtığı tarihten bu yana yalnızca Viyana’nın değil, Avusturya’nın da en önemli ibadethanesi olmuştur. Gotik Roma tarzında inşa edilen yapının içerisinde, büyüklü küçüklü 18 adet sunak, birkaç küçük şapel ve bazı mezarlar bulunur.

Katedrale ulaşım oldukça kolaydır; çünkü tam olarak şehrin meydanında bulunur. Siz katedrale girmeyi düşünmeseniz bile en azından birkaç kez önünden geçer, kendinizi sonunda içeride bulursunuz.

St. Stephen’s Katedrali’nin tam olarak 4 adet kulesi vardır ve en yüksek olanı da güney kulesidir. Güney kule, Avusturya’nın en yüksek kilise kulesi olma özelliğine sahiptir. Katedralin meşhur çanı Pummerin Çanı ise, 68 metrelik kuzey kulesinde bulunmaktadır. Bu çan ile ilgili ilginç bir bilgiyi de size aktaralım. Viyana Kuşatması’nın ardından Osmanlı askerleri, şehirde tonlarca demir savaş malzemesi bırakmıştır. Bunun üzerine Viyanalılar bu malzemeleri eritip devasa bir çan yapar. Bu çana Pummerin Çanı adı verilir.

6- Rathaus

1883 yılında yapımı tamamlanan Rathaus, Almanca belediye binası demek. Günümüzde de Rathaus, belediye binası olarak kullanılıyor. İçerisinde yaklaşık 2 bin kişinin çalıştığı bina, haftanın belirli günlerinde turlarla gezilebiliyor.

Rathaus, Viyana
Rathaus, Viyana

Rathaus oldukça dikkat çekici bir yapıdır. Neo klasik üslupla yapılmış bir bina olarak şehrin simgelerinden biridir. Ancak Rathaus, binasından ziyade bahçesinde yapılan etkinliklerle ünlüdür. Rathaus’un bahçesinin, asla boş kalmadığını siz de gözlemleyebilirsiniz. Yılın her dönemi bu güzel alanda bir etkinliğe rastlamak mümkündür.

Örneğin kış aylarında bahçeye yerleştirilen koca bir pist ile burası buz pateni cenneti haline geliyor. Yazları açık hava sineması kurulan alan, zaman zaman çeşitli festivallere ve Noel zamanında da açık bir pazara ev sahipliği yapıyor.

7- Belvedere Müzesi

Belvedere Müzesi günümüzde müze olarak hizmet veriyor; ancak aslında bu yapı tarihin görkemli saraylarından biri. Avusturyalı prenslerin yazlığı olarak inşa edilen saray, aşağı ve yukarı kısım olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Bu iki yapının arasından gerçek olamayacak kadar güzellikte bir bahçe geçiyor.

Belvedere Müzesi, Viyana
Belvedere Müzesi, Viyana

Her iki kısım da muhteşem birer mimariye sahip. Sarayın 77 yıl gibi uzun bir sürede inşa edildiği biliniyor.

1781 yılında sarayın yukarı bölümü müze haline dönüştürülmüştür. Bu anlamda müzeye dönüştürülen ilk saraydır. Aşağı kısmın mimarisi yukarı kısma göre daha sadedir. Her iki sarayda da oldukça fazla sanat eseri ziyaretçilerle buluşmaktadır.

8- Viyana Opera Binası

İşte pek çok turistin Viyana’ya gelme sebebi, Viyana’nın alametifarikası, muhteşem Viyana Opera Binası… Son derece görkemli bir bina olan Viyana Opera Binası, yılda onlarca gösteriye ve konsere ev sahipliği yapıyor. Viyana’nın iki önemli özelliği olan mimari ve operayı bir arada sunan Viyana Opera Binası, dünyanın en çok turist ağırlayan mekanlarından biri olarak dikkati çekiyor.

Viyana Opera Binası
Viyana Opera Binası

Dünyanın en dikkat çekici opera binalarından biri kabul edilen yapı, Neo Rönesans tarzında inşa edilmiştir. Binanın iç mekanına girdiğinizde kendinizi bir saraya giriş yapmış gibi hissedebilirsiniz. Binada bir gösteri izleyebileceğiniz gibi, günlük gezilerle binayı keşfetmeniz de mümkündür.

Viyana Opera Binası’nda bir gösteri izlemeyi kafanıza koyduysanız, biletinizi mutlaka tatilinizin öncesinde rezerve ettirmeniz ya da satın almanız gerektiğini hatırlatalım. Bu etkileyici seyahat tecrübesi hafızanıza kazınacak.

9- Viyana Doğal Tarih Müzesi

Viyana Doğal Tarih Müzesi de şehrin tarihi dokusuna uygun şekilde, sarayı andıran görkemli bir yapı içerisinde bulunmaktadır. Müzede sergilenen pek çok eser, hükümdar Maria Theresia’nın eşi François de Lorraine’in kişisel koleksiyonlarından oluşmaktadır. Müzenin adından sıkça söz ettiren kısmı çok değerli bir gök taşı koleksiyonudur.

Viyana Doğal Tarih Müzesi
Viyana Doğal Tarih Müzesi

Oldukça geniş bir mineral koleksiyonu, meteor koleksiyonu, çeşitli fosiller, dinozor koleksiyonu, nesli tükenen türler koleksiyonu, insan evrimi salonu ve zooloji bölümü bulunan müzeyi siz de mutlaka ziyaret etmelisiniz. Eğer çocuklu seyahat yapıyorsanız, Viyana Doğal Tarih Müzesi’ni kesinlikle ailecek görmelisiniz.

10- Mozart Evi

Aslında ünlü müzisyenin Viyana’da pek çok ev değiştirdiği, çok kez taşındığı bilinmektedir. Ancak Mozarthaus olarak geçen ve tarihin ünlü Klasik Batı Müziği bestekarı Wolfgang Amadeus Mozart’ın yaşadığı Mozart Evi, günümüze dek ulaşabilen tek evidir. Ünlü bestekar bu evde yaklaşık 3 yıl gibi kısa bir süre yaşamış olsa da ömrünün en verimli dönemini günümüzde Mozart Evi adı verilen bu evde geçirmiş ve burada sayısız esere imza atmıştır.

Mozart Evi, Viyana
Mozart Evi, Viyana

Ev bu açıdan klasik müzik tutkunları için son derece merak uyandıran bir cazibe merkezidir. Eğer siz de klasik müzik hayranlarından biriyseniz, Mozart Evi’ni ziyaret etmek isteyebilirsiniz.

11- Sigmund Freud Müzesi

Dünyaca ünlü Avusturyalı psikanalist Sigmund Freud, ömrünün büyük bir kısmını Viyana’da geçirmiştir. Freud psikoloji bilimini adeta yeniden yaratan ve başta psikanaliz olmak üzere pek çok kavramı psikoloji literatürüne kazandıran isimdir.

Bugün Sigmund Freud Müzesi’nin olarak ziyarete açık olan bina 1891 yılında inşa edilmiştir. Freud uzun seneler bu binada yaşamış ve ömrünün en değerli çalışmalarını bu binada yapmıştır. 1971 yılında müze haline getirilen bina, psikanaliz kuramının ve psikolojinin gelişimini merak edenlerin uğrak noktası haline gelmiştir. Müzede psikanalizin tarihine dair pek çok bilgiye ulaşılabilir. Avrupa’nın en büyük psikoloji kütüphanesi de müze içerisinde yer almaktadır.

12- Donauturm

1964 yılında, Viyana Uluslararası Bahçe Şovu sebebiyle inşa edilen Donauturm, 252 metre uzunluğunda bir kuledir. Kulenin tepesine çıkılabilmektedir. Burada yemek de yiyebileceğiniz iki restoran bulunmaktadır.

Donauturm, Viyana
Donauturm, Viyana

Viyana panoramasında Donauturm hemen fark edilmektedir. Siz de bu kuleye çıkabilir ve muhteşem Viyana manzarasına karşı yemek yiyebilir ve bir şeyler içebilirsiniz.

Klasik müziğin anavatanı Viyana, dünyadaki en özel seyahat rotalarından biri. Bu güzeller güzeli başkenti görmek için Viyana uçak bileti satın alma işlemlerine hemen geçebilir, unutulmaz bir seyahat için ilk adımı şimdi atabilirsiniz. Ucuz uçak biletleri Aerobilet’te sizleri bekliyor.