İspanya, Avrupa’nın güneybatısında yer alan, büyüleyici Akdeniz ülkelerinden biri. Ülke o kadar canlıdır ki ritmine kapılmamak neredeyse imkansızdır. 17 özerk bölgeye ve 2 özerk şehre ayrılan ülkenin her bölgesinde birbirinden cazip seyahat tecrübeleri edinme şansınız vardır.
Ancak İspanya’nın asıl büyüsünü oluşturan kuşkusuz ki Endülüs etkisinin yoğun bir şekilde tarihten günümüze bu topraklarda hissedilmesidir. Samimi insanları, enerjisi yüksek sokakları ve tabii ki eşsiz mimarisiyle Endülüs, etkisini gösterdiği bölgelerde çarpıcı görüntüler ve benzersiz bir mutfakla karşımıza çıkıyor. Sevilla uçak bileti satın alırken, Endülüs’ün en büyük şehrine seyahat edeceğinizi ve sizi unutulmaz bir seyahatin beklediğini unutmayın.
Endülüs’ün merkez şehri olan Sevilla, aynı zamanda bölgedeki en büyük şehirdir. Nüfusu 1 milyon 800 bine yakındır. Endülüs’ün en önemli şehri olan Sevilla, bölgenin ekonomi, kültür ve sanat merkezidir. Ünlü İspanyol dansı Flamenko’nun dünyadaki ikinci merkezidir ve şehrin kendine has Sevillanas adı verilen bir dansı vardır. Sevilla ayrıca dünyanın en fazla turist akınına uğrayan şehirlerinden biridir. Şehre hem diğer ülkelerden, hem de ülkenin kendi içinde çok yoğun bir trafik vardır. Bu sebeple Sevilla uçak bileti işlemlerinizi mümkün olduğunca erken yapmanızı öneririz.
Kısaca Sevilla tarihi
Sevilla bir İber kasabası olarak kurulmuştur; ancak gelişmeye başladığı dönemler Roma hakimiyeti altında olduğu, M.Ö 2’nci yüzyıla rastlar. Roma Dönemi’nin ardından şehre Singiller ve Vizigotlar hakim olmuştur. Ancak Sevilla’yı, hatta tüm Endülüs’ü günümüzde bu kadar özel ve özgün kılan gelişme, şehrin 711 yılından sonra Müslüman hakimiyeti altına girmiş olmasıdır. Endülüs’ün bugün dünyadaki hiçbir bölgeye benzememesinin sebebi, Müslüman ve Hristiyan kültür ve medeniyetlerinin bu topraklarda kusursuz bir şekilde harmanlanmış olmasıdır. Müslüman hakimiyeti altındayken İşbiliye adını alan kent, özellikle 12’nci yüzyılda dünya üzerindeki en gelişmiş ve refah seviyesi yüksek kentlerden biri haline geldi. Kentteki Müslüman hakimiyeti 1248 yılında sona ermiştir.
Yeni Dünya’nın keşfedilmesi ile birlikte Sevilla daha da zenginleşmiş ve İspanya’nın denizaşırı ticaretinin en önemli merkezi olmuştur. Yeni Dünya’dan getirilen kaynaklar, öncelikle Sevilla’ya aktarılmıştır. 1588 yılında Sevilla İspanya’nın en kalabalık ve en zengin şehri haline gelmiştir. Bu sömürge düzeninin sarsılmaya başladığı 17’nci yüzyılda ise, kent sanat anlamında çok ciddi gelişmeler kaydetmiş ve popülaritesini bu sayede hiç kaybetmemiştir.
Kente 19’uncu yüzyılda Fransızlar çok zarar vermiştir. Ardından iç savaş yılları başlamış ve kent bu arada eski günlerini özler hale gelmiştir. Fakat Sevilla tarih sahnesindeki parlak yerini hiçbir zaman kaybetmemiştir.
Sevilla’da mutlaka görülmesi gereken yerler
1- Alcazar
Alcazar Sarayı, Müslüman, gotik, Rönesans ve barok stillerinin aynı anda harmanlandığı, dünyanın en gösterişli yapılarından. Nefes kesecek bir güzelliğe sahip olan sarayın ismi, esasında Arapça El-Kasır kelimesinden geliyor.

1181 yılında Moro kökenli Müslüman krallar için inşa edilen saray, Müslümanların bölgedeki hakimiyetlerini 1248 yılında kaybetmesinin ardından terk edilmiştir. Ardından yaşanan büyük depremde oldukça ciddi zararlar görmüştür. Bunun üzerine, Müslüman mimarisine ve El Hamra Sarayı’na hayranlığı ile tanınan hükümdar I. Pedro, sarayın Müslüman mimarlar tarafından El Hamra ile aynı mimari üslupta, yeniden inşa edilmesini emretmiştir.
Saray, daha önce gördüğünüz hiçbir tarza benzemeyen, büyüleyici bir yapı. Sarayın popüler kültürde de önemli bir yeri var. Arabistanlı Lawrence, Cennetin Krallığı gibi bazı filmlerin kimi sahneleri ve yine Game of Thrones dizisinden bazı sahneler bu sarayda çekildi.
2- Sevilla Katedrali (Santa Maria Katedrali)
Dünyanın en büyük katedrali olma özelliğine sahip olan Sevilla Katedrali, 1987 yılında UNESCO tarafından Alcazar Sarayı ile birlikte Dünya Mirasları Listesi’ne alınmıştır. 15’inci yüzyıl sonlarında inşa edilen katedralin yapımı tamamlanana dek, dünyadaki gelmiş geçmiş en büyük katedral bugünkü Aya Sofya Camisi idi. Sevilla Katedrali tamamlanınca, bu unvan ona devroldu.

Katedral 40’tan fazla şapele sahiptir ve eski bir caminin bulunduğu yere inşa edilmiştir. Katedral, Kristof Colomb’un gömüldüğü yer olması bakımından ayrıca bir öneme sahiptir.
Katedralin yapımı yaklaşık 100 yıl sürmüştür ve bu süreçte inanılmaz özveriler gösterilmiştir. Katedralde çalışan en yüksek mevkideki mimardan en düşük pozisyondaki işçiye dek herkes, maaşlarının yarısını inşaat masraflarının karşılanması için katedrale bağışlamışlardır. Bugün başpiskoposluk sarayının da bulunduğu katedral, dünyanın en etkileyici dini merkezlerinden biridir.
3- Giralda
Sevilla Katedrali’nin bir parçası olan Giralda, katedralin yapımından önce bölgede bulunan caminin minaresi olarak inşa edilmişti. Katedralin inşasından sonra çan kulesi olarak işlevini sürdüren Giralda, kare planlı bir yapıdır. Dünyanın en etkileyici çan kulelerinden biri olan Giralda, aynı zamanda dünyadaki en eski minarelerden biridir.

Giralda’nın tepesine çıkıp, muhteşem Sevilla manzarasının tadını çıkarmalısınız. Giralda 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilmiştir.
4- Maria Luisa Parkı
Sevilla’da oldukça fazla yeşil alan ve park vardır. Ancak bunlardan en bilineni Maria Luisa Parkı’dır. Plaza de Espana’nın yanında bulunan park Guadalquivir Nehri’nin kıyısındadır. Park 1929 yılında Dünya Fuarı için yapılmış ve o zamandan bu yana şehrin en güzel noktalarından biri olmuştur.

Parkta uzun yürüyüşler yapabilir, bisiklet kiralayabilir ya da Sevilla’nın simgesi haline gelen at arabalarından biri ile parkı gezebilirsiniz. Park içerisinde birbirinden güzel çeşme ve heykellerle karşılaşacaksınız.
5- Plaza de España
Tıpkı Maria Luisa Parkı gibi Plaza de España da 1929 yılındaki Dünya Fuarı için inşa edilmiştir. Neo-Mağribi tarzda inşa edilen bina, 540 bin metrekarelik bir alana yayılmış durumdadır. Şehrin siluetini oluşturan en şık yapılardan biri olan bina, İspanya’nın dünyadaki teknolojik ve sanatsal başarılarını vurgulamak için yapılmıştır.
Bina günümüzde birkaç devlet dairesinin ofislerini barındıran bir hükümet binası olarak hizmet vermektedir. Bu sebeple binanın içi, turistik gezilere kapalıdır.

Plaza de España da tıpkı Alcazar gibi, birkaç sinema filminin seti olarak kullanılmıştır. Bunlar Arabistanlı Lawrence ve Star Wars Episode:1 olarak dikkati çekmektedir.
Binanın mermer çeşmesi ve mozaik zeminine hayran kalacaksınız. Gezinizi daha da cazip hale getirmek isterseniz, binanın çevresindeki kanalda gezmek için kayık kiralayabilirsiniz.
6- Barrio Santa Cruz
15’inci yüzyıl ve öncesinde bir Yahudi mahallesi olan Barrio Santa Cruz, şehrin asırlık yerleşim birimlerinden biridir. Mahallenin daracık sokakları ve rengarenk evleri, sizi başka diyarlara götürecek. Barrio Santa Cruz günümüzde pek çok restoranın ve mağazanın bulunduğu, şehrin cazibe merkezleri arasında bulunuyor. Buraya gelmişken mutlaka bir tapas barda oturup bir şeyler atıştırmalı ve günlük hayatın akışını gözlemlemelisiniz.
Mahallede yer alan pek çok kilisenin, Yahudiler zamanında sinagog olduğu biliniyor. Ayrıca buraya dair bir başka bilgi de yaz sıcaklarında Sevilla’da iseniz, bu mahallede evlerin birbirine yakınlığının ve sokaklarının darlığının doğal bir gölgelik alan oluşturacak şekilde düzenlenmiş olması… Siz de bu mahalleyi çok severek gezecek ve onlarca kare fotoğraf çekmeden dönemeyeceksiniz.
7- La Carboneira
İspanya’ya, hele de Flamenko’nun icra edildiği şehirlerden biri olan Sevilla’ya gelip de bir Flamenko gösterisi izlemeden geri dönmek mümkün mü? Otantik Flamenko’yu izleyebileceğiniz ve sahnedeki sanatçıların becerileri ile büyüleneceğiniz bir mekan önereceğiz.
Bu mekanın adı La Carboneira. La Carboneira, şehrin en gözde kulüplerinden biri. Fazla pahalı olmayan ücretleri sayesinde hemen hemen her bütçeden insan, burada bir Flamenko gösterisi izleyebiliyor. Siz de dilerseniz bu gösterileri, şehrin en prestijli mekanında izleme fırsatı bulabilirsiniz.
8- Metropol Parasol
Dünyanın en büyük ahşap yapısı olan Metropol Parasol’un inşası 2011 yılında tamamlanmıştır. Şehrin görkemli dokusunu daha da güzelleştiren bu yapı, dünyanın en büyük ahşap konstrüksiyonlu ikonik yapısıdır.

Günümüzde heykelin bulunduğu yerde, arkeolojik kalıntılara rastlanmış, bu sebeple burası ziyaretçilere bölgenin dokusuna uygun bir şekilde sunulmak istenmiştir. Yapı toplam dört kattan oluşmaktadır. Yapının yer altında kalan kısmında, arkeolojik kalıntıların sergilendiği bir müze, giriş katında organik pazar, sonraki katlarda da teraslar ve rüzgar rampaları vardır.
9- Sevilla Güzel Sanatlar Müzesi
Sevilla Güzel Sanatlar Müzesi 1835 yılında, 17’nci yüzyıldan kalma bir manastırda kurulmuştur. Müzede Orta Çağ’dan 20’nci yüzyıla dek uzanan bir yelpaze içerisindeki eserler sergilenmektedir.

Galerilerde Murillo ve Zurbaran gibi İspanya’nın en ünlü sanatçılarının eserlerine rastlamak mümkündür.
10- Real Maestranza
Yüzyıllar boyunca devam eden bir İspanyol geleneği ile tanışmak isterseniz, Real Maestranza sizin için doğru adres olabilir. Real Maestranza’da boğa güreşleri sahneleniyor.
Boğa güreşleri uzun yıllardır İspanyolları neredeyse ikiye bölen bir tartışma konusu. Kimileri bu sporu çağ ve insanlık dışı bulurken, kimileri de boğa güreşlerini İspanyol kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

Boğa güreşleri her yıl nisan ayından ekim ayına dek, öğleden sonraları başlıyor ve bazen dört saat kadar devam edebiliyor. Boğa güreşi izlemenin bedeli ise, oturduğunuz koltuğa göre değişiyor.
Real Maestranza’da bir de müze bulunuyor. Boğa güreşi izlemeyi tercih etmiyorsanız, müze bu sporun geçmişi ve gelişimini size aktaracaktır.
11- Torro Del Oro
Guadalquivir Nehri, bir zamanlar Güney İspanya’ya, dolayısıyla Sevilla’ya giden ana su yolu olarak hizmet vermekteydi. Bu durum nehri doğal bir liman haline getiriyordu.

Bu kadar revaçta olan zengin bir şehrinse korunması gerekiyordu. Bu sebeple Torro Del Oro, gözetleme kulesi olarak nehrin kenarına inşa edildi. Orta Çağ’da hapishaneye dönüştürülen kule, sıra dışı bir onikigen şeklinde yükselmektedir. Kulenin içerisinde günümüzde bir denizcilik müzesi vardır.
12- Isla Magica
Sevilla’da köklü ve benzersiz bir tarihin yanında eğlence ve aksiyon da bulabilirsiniz. Isla Magica, tematik bir park olarak özellikle ailecek Sevilla seyahatine çıkan turistlerin en sevdiği cazibe merkezlerinden biri.
Park her yaştan ziyaretçi için şahane bir eğlence mekanı. Kompleksin içerisinde restoranlar, mağazalar ve hediyelik eşya dükkanları bulabilirsiniz. Hatta Isla Magica’da küçük bir de su parkı var. Nisan ve ekim ayları arasında faaliyette olan parka öğleden sonraları indirimli fiyatlarla giriş yapabilirsiniz.
Endülüs’ün kalbi Sevilla’ya dair sizin de seyahatinizin ardından anlatacak pek çok bilgileriniz ve anılarınız olacak. İspanyol ruhunu en ince ayrıntısına kadar yansıtan bu şehirden çok etkileneceksiniz.
Sevilla ayrıca muhteşem İspanyol mutfağının da en iyi örneklerini bulabileceğiniz bir yer. Buradaki herhangi bir tapas barda bile oldukça uygun fiyatlara karnınızı doyurup, İspanyol mutfağının lezzetlerinden tatma fırsatı bulabilirsiniz.
Sevilla’ya her mevsim seyahat edebilirsiniz. Ancak elbette şehri açık, güneşli bir havada gezmek çok daha keyiflidir. Sevilla için en uygun uçak bileti seçeneklerine Aerobilet’te rastlamak mümkün. Kampanya ve indirimler Aerobilet’te sizleri bekliyor olacak.














